menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İsyanın matematiği

37 0
26.03.2026

Soğuk bir sabah. Varşova Gettosu.

Altı yaşında bir çocuk, uzatılan bir ekmek parçasına erişemeden kaldırımda yatıyor.

Bir baba, yastığın altındaki ekmeği çaldıktan sonra, elinde o “ganimetle” ölüyor.

Bu sahneler bir savaşın yan ürünü değildi.

Bunlar planlanmıştı. Hesaplanmıştı. Ölçülmüştü.

Nazi Almanyası, insanı öldürmenin sadece kurşunla değil, kaloriyle de mümkün olduğunu keşfetmişti.

1941’de rakamlar şöyleydi...

Almanlar 2 bin 613 kalori... Polonyalılar 699 kalori... Yahudiler 184 kalori...

Yani bir insanın yaşaması için gerekenin yüzde 10’u bile değil.

Bu bir eksiklik değildi. Bu bir hata değildi. Bu bir formüldü.

Açlığın formülü. Ölümün matematiği.

Aradan 80 yıl geçti. Yer değişti. Ama yöntem tanıdık.

2006’da İsrail bir hesap yaptı.

Bir insanın hayatta kalması için gereken günlük kalori 2 bin 279 idi.

Sonra ikinci soruyu sordular “Ne kadar verilirse ölmez... ama güçlenmez?”

Sonra dikenli tellerin arasından insani yardım adı altında “açlık kamyonları” gönderdiler.

2.1 milyon insan için aylık 62 bin ton gıda. Sonra bu da düşürüldü 56 bin tona... (Günde 800 gram)

Yani sadece hayatta tutacak kadar.

Birleşmiş Milletler’in minimumunun dörtte biri.

Geri kalanı “izin”e bağlı.

Bu artık yardım........

© Sözcü