“Kabadayı” kalıbının adamı değilmiş!
Sevgili okurlarım, üzerinde yaşadığımız gezegende hepimiz büyük bir talihsizliğe uğradık. Dünyanın öbür ucunda egemen olan Trump isimli biri ortalığı karıştırdı, çok sayıda ülkeyle birlikte milyarlarca insanın başına dert açtı. Herkes ister istemez bu herifin atraksiyonlarını izlemek zorunda kaldı.
Mahallenin kabadayısı olmuştu.
Elindeki güce dayanıyor, sağa sola posta koyuyor, kendi vatandaşları dahil kendisinden yana olmayan herkese tehditler ve hakaretler savuruyordu.
Kafasında bir İran olayı vardı.
İddiasına göre İran nükleer bomba üretme aşamasına gelmişti. Bomba iki haftaya kadar hazır olacak ve insanlık alemini mahvedecekti.
Bu eylemin çok acele durdurulması gerekiyordu. Bunu önlemek için önce İran’daki molla yönetiminin devrilmesi gerekiyordu. İşin ilk aşaması böyle başladı. Adına Trump denilen ruh hastası manyak, molla yönetimine saldırdığı anda İran halkı sokaklara dökülüp bu rejimi yıkacak ve İran’ın petrol gelirlerine ABD el koyacaktı. Yani kazançlı bir işti!
Savaş başladı ama İran dirençli çıktı. Evdeki hesap çarşıya uymamıştı! İran herkesin tahminlerinin ötesinde bir ülke çıktı. İyi silahlanmıştı. Üstelik halk bu rejimi devirmek için kılını bile kıpırdatmadı, sokaklara dökülmedi.
Kabadayının ortağı ya da fedaisi olan İsrail ise mollaların en üst düzey insanlarını keklik gibi avlamış ve onları büyük kayıplara uğratmıştı.
Ama bizim ruh hastası kabadayı geri adım atmayı sevmezdi!
İran-İsrail arasındaki savaş da giderek kızıştı ve........
