Banka ve Finans Kuruluşlarının Devletten Garanti Beklentisi
Finans dünyasında sık sık karşımıza çıkan bir tartışma var: Bankalar ve finans kuruluşları zor durumda kaldığında devlet devreye girmeli mi? Daha açık ifadeyle, özel bir finans kuruluşunun aldığı risklerin faturası gerektiğinde kamu tarafından mı ödenmeli? Bu soru yalnızca bankacıları, yatırımcıları veya ekonomi yönetimini ilgilendirmiyor. Çünkü bankacılık sisteminde yaşanan sorunların bedeli, çoğu zaman toplumun tamamına yansıyabiliyor. Bir bankanın iflası yalnızca o bankanın ortaklarını değil, mevduat sahiplerini, şirketleri, çalışanları, piyasaları ve dolayısıyla ekonominin tamamını etkileyebiliyor. Ancak burada çok önemli bir sınır var: Finansal istikrarı korumak başka, özel kuruluşların zararlarını sürekli olarak devletin üstlenmesi başka. Uluslararası deneyimler, hükümet desteğinin iki farklı sonucu olabileceğini gösteriyor. Bir tarafta sistemik bir kriz sırasında devlet desteği, bankacılık sisteminin tamamen çökmesini önleyebilir. Diğer tarafta ise bankalar “Nasıl olsa devlet kurtarır” düşüncesine kapılırsa daha fazla risk alma eğilimi ortaya çıkabilir. IMF çalışmalarında da açık veya örtülü devlet garantilerinin piyasa disiplinini zayıflatabileceği ve daha fazla risk almayı teşvik edebileceği vurgulanıyor. İşte ekonomide buna “ahlaki tehlike” yani moral hazard deniliyor. “Nasıl olsa devlet kurtarır” düşüncesi Bir banka yöneticisi, yaptığı riskli yatırımlardan yüksek kazanç elde ettiğinde bunun karşılığını banka ortakları alır. Fakat aynı yatırım büyük zarar doğurduğunda devletin devreye girerek bankayı kurtaracağına inanılıyorsa, ortaya adaletsiz bir tablo çıkar. Kâr özel sektöre, zarar ise kamuya kalabilir. Bu anlayış zaman içerisinde finans kuruluşlarının risk iştahını artırabilir. Daha yüksek getiri için daha riskli kredi politikaları uygulanabilir, daha karmaşık finansal ürünlere yönelinebilir veya yeterli sermaye tamponu oluşturulmadan büyüme hedeflenebilir. Üstelik devletin her durumda kurtarma planı hazırlayacağı beklentisi, yalnızca banka yönetimini değil, yatırımcıyı da etkiler. Piyasa oyuncuları, riskli bir finans kuruluşuna yatırım yaparken “Devlet zaten gerektiğinde destek olur” diye düşünürse, riskin gerçek........
