menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bulanık Su

6 0
21.08.2026

Sevgili Okur, Bu günlerde biyografi okumalarım sayesinde yeni bir isimle tanıştım ve yaşanmışlık hikâyelerine bayıldım. Adı Zuhal Mansfield. Kitabın adı Sor Bi’ Pişman Mıyım? Dünya Ticaretinin Ortasında Bir Seyyah. Zuhal Mansfield bir iş insanı. Hem de nasıl girişimci bir iş insanı. Dünyanın onlarca ülkesinde ticaret yaptığını anlatırken bir yerde, “Birçok ülkede iş yaptık, sadece ülkem dediğim Türkiye’de dolandırıldım.” diyor. Maalesef bizde böyle. Çok değerli insanları şöyle bir kenara ayırırım ancak dolandırmak bizim ata sporumuzdur. Bu bazen bir kuyruktan başlar. Geçen gün PTT’de sıra bekliyorum. Ata sporumuzu madalyon gibi boynuna asmış bir kişi, o kadar bekleyeni hiçe sayarak öne geçmeye çalıştı. Ben uyardım. Kötü bir şey yapmışım gibi başını sallayarak sıraya girdi. Bu davranışın altında ne yatabilir? Onun vakti hepimizden daha kıymetli diye düşünmüş olabilir. Kendini sıra beklemeyecek kadar değerli görmüş olabilir. “Bunlar ses çıkarmaz.” diye düşünmüş olabilir. Varsayım çok. Öz değer mi işin içine giriyor, yoksa insanın kendisine tanıdığı küçük ayrıcalıklar mı zamanla başka şeylerin kapısını açıyor? Şöyle bir araştırdım. Dolandırıcılık elbette bize özgü değil. Avrupa tarihinde de yüzyıllardır belgelenmiş sayısız dolandırıcılık ve mali sahtekârlık örneği var. Şimdi “Dolandırıcılık ata sporu derken ecnebi çok mu iyi?” diyen de çıkacaktır elbet. O çıkan, yazının başındaki çok değerli insanlardan farklı bir yerde dursun. Evet, Batı tarihinde de ne olaylar olmuş. Mesele insanların bir coğrafyada doğuştan daha dürüst olması değil. Bana göre asıl fark, zaman içerisinde kişinin sözüne duyulan........

© Sonsöz