menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Başka Bir Yol

4 0
previous day

Sevgili Okur, “Kimse kendi içine inmeye çalışmaz.” demiş Persius. Bu deyişin, riski büyük kaldıraçlı zihnimizdeki tam karşılığı ne olabilir? Kendi içimizde haksızlığa uğradığımızı söyleyen trampetler bir orkestra gibi tüm sinir uçlarımızı yoklarken, gerçeklik bunun neresinde bir çocuğun “ce” demesi gibi bizimle oynuyor? Duvarları simsiyah, madenin dar geçişlerini andıran kendi içimize inmeye çalıştığımız zaman, “Biz haklıyız, dünya hatalı.” varsayımı neleri doğru yapmamıza engel oluyor? Bir suç varsa bunu sürekli dışarıda ararken, kendi içimizde fokurdayan nehirlere bizden başka kim “dur” diyebilir? Tanıdığım bir firma var. Üst yönetim hep haklı, diğerleri haksız. Belirli periyotlarda üst yönetim değişiyor. Yeni gelen bir süre ılımlı oluyor, sonra o da ortama uyum sağlıyor. Bir animasyon vardır; iki antilop nehirdekinin timsah mı, kütük mü olduğunu tartışırlar. İlk kaos gönüllüsü “Kütük.” der, üzerine basar ve av olur. Bir süre arkadaşının av olduğunu gören diğer antilop öne geçer. Av olanın yerine bir diğeri gelir ve bu döngü böyle devam eder gider. Gitmiş de. Gelişmiş ama. Toplum içinde düşünürler, öncüler, fikir insanları gelişim için timsah ile kütük arasındaki ayrımı iyi yapmışlar. Günümüz Türkiye’si haberler açısından ne kadar çalkantılar içinde ilerliyor olsa da, bugünün olaylarına bakan gözler durum analizi karşısında kendi içlerine dönmedikleri takdirde yetersiz kalacak. Çünkü dışarıdaki timsahı görmek yetmiyor. Bazen nehrin kıyısında neden........

© Sonsöz