Enflasyon mu, Hayat Pahalılığı mı?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile ekonomistlerin oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) her ay enflasyon rakamlarını açıklar, biz de doğal olarak bu rakamlar üzerinden memleketin halini anlamaya çalışırız. Ama işin başında hep aynı karışıklıkla karşılaşırız: “Enflasyon demek hayat pahalılığıdır” diye düşünürüz.
Oysa iş o kadar basit değildir.
Enflasyon başka bir şeydir, hayat pahalılığı başka bir şey. Ama ikisi de dönüp dolaşıp vatandaşın cebine dokunduğu için çoğu zaman birbirine karışır.
Enflasyon dediğimiz şey, fiyatların ne kadar arttığını, daha doğrusu ne hızla arttığını gösterir. Yani bugün 100 liraya aldığımız bir ürün, yarın 120 lira oluyorsa, burada enflasyon vardır. Bu bir oran işidir.
Hayat pahalılığı ise bambaşka bir yerden kendini hissettirir. Vatandaş pazara gider, fileyi dolduramaz; kirayı öder, elde bir şey kalmaz; arabaya yakıt alır, depo yarım kalır. İşte bu, doğrudan hayat pahalılığıdır. Yani mesele fiyatların ne kadar arttığı değil, o fiyatların zaten ne kadar yüksek olduğudur.
Tam da bu yüzden, enflasyonun düşmesi hayatın ucuzladığı anlamına gelmez. Sadece fiyat artışının hızı kesilir. Ama fiyatlar yerinde durmaz, yüksek seviyede kalır. Vatandaşın omzundaki yük de öylece........
