menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BİLİŞİM ÇAĞINDA PROLETARYA VE GÜVENCESİZLİK

27 0
19.09.2026

"Prekarya" İllüzyonu ve Esnek Çalışma Masalı

"Fabrikalardan koparılan, evlere ve ekran başlarına hapsedilen emekçiler egemenlerin böl-parçala-yönet stratejisine karşı nasıl direnir?

Yanıt, eski kalıpları yıkan yeni nesil taban örgütlenmelerinde ve dağınık emeğin birleşik gücünde saklıdır."

1980’li yıllarda Fransız sosyologlar, geçici ve mevsimlik işçileri tanımlamak için “prekarya” terimini kullanırlardı. Fransızcada güvencesiz anlamına gelen “précaire” sözcüğü ile Marksizm’de işçi sınıfı için kullanılan “proletarya” sözcünü birleştirerek bu terimi üretmişlerdi.

İngiliz iktisatçı Profesör Guy Standing’in 2011 yılında yayımlanan "Prekarya: Yeni Tehlikeli Sınıf (The Precariat: The New Dangerous Class)" adlı ünlü kitabında, emekçi sınıfların bir kesimini tanımlayan kavram olarak kullanmasıyla prekarya sözcüğü kapitalist dünyada yaygın kabul gördü.

Kitapta, düzenli iş güvencesi olmayan, geleceği belirsiz, sendikasız mevsimlik işçiler, kuryeler, esnek sözleşmelerle çalışan çağrı merkezi personeli, bilişim alanında serbest çalışanlar ve “günü kurtarma” anlayışıyla yaşayan hayli kalabalık yoksul bir kitle, "prekarya" adıyla proletaryadan tümüyle ayrı, yeni bir sınıf olarak tanımlanmıştı. Standing’e göre, “geleceğe ilişkin derin bir güvensizlik, umutsuzluk içinde olan, kaygı ve öfke dolu bu sınıf, denetlenemeyecek bir siyasi patlama riski barındırıyor ve kapitalist sistem için tehlike oluşturuyordu”.

Standing’in yeni bir sınıf diye nitelediği bu örgütsüz, güvencesiz, yarınsız ve kırılgan kitle, Karl Marx’ın 19. yüzyıl İngiltere’sinde gözlemlediği ve Kapital’de anlattığı “proletaryanın” ta kendisidir aslında. Örneğin; Kapital’de anlatılan tekstil, maden, liman işçileri, bugünün çağrı merkezi çalışanından ya da kuryesinden çok daha "güvencesiz" yaşıyordu. Kısacası, ortada ne proletaryadan başka yeni bir emekçi sınıf ne de “kurulu düzen” için güncel risk oluşturan farklı bir toplum kesimi vardır.

Kurulu Düzeni Koruma Gereçleri ve Bölünen Emek

İktisat profesörü Standing ve izleyicilerinin bu tanımı yaparken öznel niyetleri ne olursa olsun, sistemi eleştirme adına insanların sınıfsal konumunu, üretim araçlarıyla kurduğu nesnel ilişkiler yerine istihdam biçimine, güvence düzeyine ve gelir düzenliliğine göre belirlemeleri, egemen sınıfların “kurulu düzeni” koruma çabalarına eklendi. Çünkü, bu tür yaklaşımlar K. Marx’ın “kapitalizmin mezar kazıcısı” dediği “proletaryayı” parçalara ayırarak, “kurulu düzeni” değiştirecek tek büyük bütünleşik güç olmaktan uzaklaştırmaya çalışanlara hizmet ediyordu.

Proletaryayı bölmeyi amaçlayan bu sinsi çabalar yeni değildir. Örneğin,........

© Sonsöz