menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KURUMLAR MI, KİŞİLER Mİ?

13 0
15.07.2026

Bir doktor hata yaptığında hastaneyi kapatır mısınız? Bir öğretmen suç işledi diye bütün okulu mahkum eder misiniz? Bir belediye başkanı hakkında soruşturma açıldı diye o belediyede alın teri döken binlerce emekçiyi suçlu ilan eder misiniz? Bir banka yöneticisi usulsüzlük yaptı diye o bankadaki tüm mevduatları dondurup kapısına kilit vurur musunuz? Elbette hayır.

Çünkü gelişmiş toplumlar; kişiyle kurumu, iddiayla hükmü, soruşturmayla mahkumiyeti birbirinden ayırmayı bilir. Ne yazık ki biz, çoğu zaman tam tersini yapıyoruz.

Bir insanı ya kusursuz bir kahraman ilan edip kutsallaştırıyoruz ya da hakkında ilk iddia ortaya atıldığı anda onu ve dokunduğu her şeyi bir çırpıda şeytanlaştırıyoruz. Sanki arada hiçbir gerçeklik yokmuş gibi… Oysa hayat, siyah ile beyaz arasında uzanan koca bir gri alandır. Adalet de tam o gri alanda; aklın, sağduyunun ve hukukun sınırlarında nefes alır.

Bugün mesele herhangi bir popüler isim ya da güncel bir tartışma değildir. Bugün mesele, bir toplumun hukuka mı yoksa anlık öfkelerine ve duygularına mı teslim olacağı meselesidir. Çünkü soruşturma; bir suçluluk kararı değil, gerçeği arama iradesidir. Bir iddia varsa elbette sonuna kadar araştırılmalıdır. Araştırılmayan, üzerine gidilmeyen her iddia adaleti yaralar; toplumsal güveni çürütür. Ama araştırılan her iddia da peşinen bir suçluluk kanıtı anlamına gelmez. Hukukun en temel evrensel ilkesi bize şunu söyler. “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.”

Bunun tamamlayıcısı olan diğer temel ilke ise en az ilki kadar hayati öneme sahiptir. “Ceza sorumluluğu şahsidir.”

Yani herkes yalnızca kendi altına imza attığı fiillerden sorumludur. Ne bir kurumun iyi niyetli gönüllüleri, ne fedakar bağışçıları, ne gece gündüz çalışan emekçileri ne de o kurumdan yardım bekleyen masum insanlar… Hiç kimse, bir başkasının şahsi eyleminden veya hatasından dolayı kolektif bir cezalandırmaya tabi tutulamaz. Halk arasında söylenen “Her koyun kendi bacağından asılır.” sözü de hukuktaki bu şahsilik ilkesinin en yalın karşılıklarından biridir.

Ancak biz, ne yazık ki kurunun yanında yaşı da yakmayı bir refleks haline getirdik. Bir kişi hakkında hukuki bir süreç........

© Sonsöz