BARIŞI ANMAK YETMEZ, ONU YAŞATMAK GEREKİR
1 Eylül, insanlığın hafızasında sıradan bir tarih günü değildir. 1 Eylül 1939’da Nazi Almanya’sının Polonya’ya saldırmasıyla başlayan İkinci Dünya Savaşı; şehirleri yıktı, aileleri parçaladı, milyonlarca insanın hayatını söndürdü. İnsanlık o büyük felaketin ardından kendisine acı bir söz verdi. Bir daha asla.
Ne var ki tarihin en ağır ironisi burada başlıyor. İnsanlık savaşların ardından anıtlar dikiyor, "bir daha asla" diyor; fakat aynı acıların yeniden yaşanmasına engel olamıyor. Demek ki yalnızca hatırlamak yetmiyor. Barışın yaşayabilmesi için onu her gün yeniden savunmak gerekiyor.
Çünkü savaş yalnızca silahların patladığı gün başlamaz. İlk kıvılcım çoğu zaman insanın dilinde yanar. Bir insanı kimliği, inancı ya da düşüncesi nedeniyle "öteki" ilan ettiğimizde; nefret söylemini sıradanlaştırdığımızda, şiddetin görünmeyen zeminini hazırlamaya başlarız.
1 Eylül bir çocuğun ölümüne üzülüp bir başkasını görmezden gelmek, vicdanı sınırlarla bölmektir.........
