Kısır Gündemin Panzehiri: Üretim
Siyasetin bizdeki doğal hareketi, kısır gündemler üretmektir. Sabah bir tartışma, öğlen bir polemik, akşam bir "kriz"... Ertesi gün hepsi unutulur; yerine yenisi konur. Bu bir beceriksizlik değil, bir yöntemdir. Amaç, toplumun zihin enerjisini öğütmek; insanları düşünemez, plan yapamaz, ufka bakamaz hale getirmektir.
İşin asıl acı tarafı şudur: Bu tuzağa en çok düşenler, gündemi üretenler değil; tam tersine, bu döngünün dışında kalması gereken kesimdir. Üretimin, teknolojinin, medeniyetin peşinde olan; özgün düşünen; her koşulda bilimin yanında duran insanlar... Yani bu ülkenin asıl taşıyıcı kolonları. Onlar da her sabah o günün suni gündemine cevap yetiştirmekle meşgul edildikçe, asıl işlerinden — üretmekten, öğrenmekten, geleceği kurmaktan — koparılıyorlar.
Ve bu tuzağın en ağır faturası tam da şimdi kesiliyor. Çünkü dünya yeni bir çağın eşiğinde. Yapay zekâ, üretimin her halkasını yeniden yazıyor: tasarımı, planlamayı, kalite kontrolünü, satışı, ihracatı... Bu çağın treni kalkarken biz peronda birbirimizle tartışıyoruz. Kısır gündemde boğulan bir toplum, çağın teknolojisini yakalayamaz. Teknolojiyi yakalayamayan bir ülke, üretimde rekabet edemez. Rekabet edemeyen bir ülkenin ise ne bağımsızlığı kalır ne........
