menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gecikmenin bedeli

8 1
30.01.2026

Bir grup çocuk, 14-15 yaşlarında olmalılar, aynı yaşta görünen bir başka çocuğa saldırıyorlar. Ön planda olan ya da saldırıya öncülük eden elindeki bıçağı saldırının hedefindeki çocuğa pek çok kez saplıyor ve ölmesini sağlıyor. Evet, sağlıyor demek çok acımasız, ama saldıranın amacının ölümden daha hafif bir beklenti olmadığı apaçık anlaşılabiliyor.

Bir başka gün, belki de aynı gün başka bir kentin bir yerinde, yine aynı yaşlarda iki grup çocuk, yetkililerce “yan bakma” olduğu ileri sürülen bir nedenle itiş kakışa başlıyorlar. İçlerinden biri öbürünü bıçaklayarak öldürüyor.

İlk iki örneğe göre yaş ortalaması daha yüksek, ama artık herkesçe bilinen nedenle her birinin yaşı 18’den küçük birkaç çocuk büyük bir kentin berbat trafiğiyle ünlü bir caddesinde duran otomobilin içindeki yetişkini, ellerindeki gelişmiş ateşli silahlarla tarayarak öldürüyorlar. Cinayeti işleyen çocukların bir mafya grubuyla bağlantılı oldukları, öldürülen kişinin ise bir başka mafya grubunun avukatı olduğu anlaşılıyor.

Adamın biri, yok, düzeltmeli, yaratığın biri, neden böyle dediğimi birazdan yazacağım, boşanma aşamasında olduğu karısını öldürüp birkaç kişiyi de yaraladıktan sonra, tıkıldığı mahpus damından olmalı, öldürdüğü kadının ailesine mektup gönderiyor. Şunu söylüyor: Dünyalar yıkılsa onu gömdüğünüz yerden alıp zamanında güle oynaya geldiği buradaki toprağımıza defnedeceğim. O arada lütfettiği bir iyiliği de eklemeden geçmiyor: Onun ailesi olarak siz de görüş günlerinde beni görmeye gelebilirsiniz. Bunları okurken, umarım, sakin kalmayı başarabilmişsinizdir.

Devam etmeden önce, yukarıda verdiğim sözü yerine getireyim.

Son günlerde karşılaştığımız ve eski bir alışkanlıkla akıl almaz dediğimiz, ama sıradanlaşmış olaylara ilişkin örnekleri inanılması güç sayılarda çoğaltmak, hatta onları bilimsel sayılabilecek........

© soL