Trump'ın mesajları ve sonrası
Özgün bir siyaset yöntemi: Trump’ın mesajları
ABD Başkan Donald Trump, sosyal medya hesabını siyasal bir araç olarak kullanmaktadır. Ocak 2022’de “darbe teşebbüsü” suçlaması nedeniyle (sonradan X adını alan) Twitter kullanımı yasaklanınca, Trump Truth Social adında bir medya platformu açmış, bu hesabı dünya çapında kullanmaya başlamıştır.
İkinci başkanlık döneminde Truth Social’da yayımladığı mesajlar giderek ABD siyasetini sadece açıklayan, savunan bir özelliği aşmakta, giderek iç ve dış siyasetin bir aracı olmaktadır.
Bu yönelişin en uçta ve sakıncalı örneği, 28 Şubat 2026’da İran’ın Hürmüz Geçidi'ndeki Minab kasabasında bir okulun yıkımı ve (çoğu kız öğrenci olan) 168 kişinin öldürülmesi ile başlatılan savaşın Trump tarafından kişisel bir karar gibi açıklanması, savunulması oldu.
Bombardımanın ilk hedefi olarak seçilen bina ABD İstihbarat belgelerinde okul olarak gösterilmekteydi. 2023 tarihli ABD Savaş Yasası, sivil nüfus ve sivil mekânların savaş sırasında hedeflenmesini savaş suçları arasında saymaktaydı. Böylece İran bombardımanı iki savaş suçu işlenerek başlatılmıştı.1
İran Savaşı’nın daha da tırmanacağını “müjdeleyen”’ 1 Mart mesajından sonra Trump savaş mesajlarını sürdürmektedir. Bugün bu ilk mesaj ve ona dönük tepkiler üzerinde bir gezinti yapalım.
'Dehşetli' 1 Mart mesajından pasajlar
“Amerikalı dostlarım bu akşam size İran’a karşı başlattığımız ‘Destansı Öfke Operasyonu’nun Amerika’nın ve özgür dünyanın güvenliği için niçin gerekli olduğunu açıklamak istiyorum.”
“Başkanlık adaylığımı 2015’te açıkladığım günden bu yana İran’ın nükleer bir silaha sahip olamayacağına ant içtim. Bu yobaz rejim 47 yıl boyunca ‘Amerika’ya ölüm; İsrail’e ölüm’ çağrıları yapmaktaydı. Beyrut’ta deniz piyadelerimizin karargâhında 241 Amerikalı’yı onların adamları öldürdü. USS Cole muhribimize saldırı onların eseridir. İsrail’deki 7 Ekim saldırısının ve döktükleri kanın sorumlusu da onlardır.”
“Bu cani rejim geçen aylarda kendi halkından rejimi protesto eden 45 bin kişiyi öldürdü. Nükleer bir kalkana sığınarak terör, baskı, işgal ve kitle cinayetlerini sürdürmelerine izin veremezdim.”
“İki başkanlık dönemimde İran’ın nükleer silah edinmesini önlemeye çok çaba harcadım. En önemlisi, ilk dönemimde General Kasım Süleymani’yi öldürdüm. Kötülüklerin dehasıydı; yol kenarı bombalarının mucidi, parlak, korkunç bir kişi…”
“Dahası, Obama’nın İran’la sağladığı nükleer anlaşma felaketini önledim. Obama onlara 2,7 milyar dolar verdi. Yeşil dolar banknotları Virginia, Maryland bankalarından çekildi; uçaklarla İran’a taşındı. Salt İran’ın saygısını, sadakatini satın almak için… İşe yaramadı. Nükleer bomba çalışmalarını sürdürdüler.”
“Bu anlaşmayı önlemeseydim yıllar önce nükleer bombayı, bugün de büyük bir nükleer cephaneliği sağlamış olacaklardı. İsrail, bugünkü Orta Doğu olmayacaktı. Başından beri çok kötü olan bu anlaşmayı önlemiş olmaktan gurur duyuyorum.”
“İran rejimi anlaşma önerilerini reddediyor, nükleer çalışmalarını sürdürüyordu. Eylül’de kritik nükleer tesislerine Gece Çekici Operasyon ile saldırıyı emrettim. Güzelim B-2 bombardıman uçakları mükemmel çalıştı. O nükleer tesisleri tümüyle yok ettik; kimse böylesine tanık olmamıştır. Rejim nükleer silah edinmekte ısrarcıdır. Tesislerin yerini tümüyle değiştirdiler; o kadar.”
“Destansı Öfke Operasyonu’nun hedefleri basittir, açıktır. Onların Amerika’yı tehdit edecek güce ulaşmalarını sistematik olarak yok ediyoruz. İran donanması bir tehditti; tümüyle yok ettik. Hava kuvvetlerini, füze programlarını, savunma sanayisini hedefliyoruz.........
