menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeryüzü artık nötr değil

14 0
26.04.2026

Arazi Sanatı, çoğu zaman doğaya bir geri dönüş hikâyesi olarak anlatılır: Sanatçının galeriyi terk edip yeryüzüne yönelmesi, doğayla “doğrudan” bir ilişki kurması... Oysa bu anlatı, başından itibaren eksiktir. Çünkü mesele hiçbir zaman yalnızca doğa değildir. Doğa, her zaman belirli mülkiyet ilişkileri, emek süreçleri ve iktidar biçimleri içinde vardır. 

1960’ların sonunda ortaya çıkan Arazi Sanatı, beyaz küpü terk etme iddiasını taşıyan önemli bir sanat hareketiydi. Sanatçılar, sanat eserlerinin metalaşmasına karşı çıkarken, bu metalaşmaya aracılık eden galeri ve müzelere de muhalif bir tutum geliştiriyordu. Elbette akımın ortaya çıkış nedenleri arasına dönemin çevreci hareketlerini de eklemek gerekir. Kapitalizmin çevreye olan pervasızlığı, endüstrileşmenin ve kentleşmenin yarattığı tahribata karşı doğa kutsanıyordu. Eserler çoğunlukla doğada üretiliyor ya da doğaya bırakılıyor ve genelde doğada bulunan malzemeler kullanılıyordu.

Ancak bu hareketin maddi koşulları, onun sınırlarını da belirliyordu. Örneğin Spiral Mendirek için Robert Smithson, Utah’taki bir tuz gölünün kıyısına tonlarca kaya ve toprağı yerleştirerek devasa bir spiral form inşa etmişti. Bu iş, doğanın zamanla değiştirdiği, kimi zaman su altında kalan, kimi zaman açığa çıkan bir yapıydı. Spiral Mendirek, Smithson’ın arazi hakları edinmesini ve toprak taşıma ekipmanı kullanmasını gerektiren ilk eseridir.

Benzer şekilde Güneş Tünelleri ile Nancy Holt, çölün ortasına yerleştirdiği dev beton silindirlerle güneşin hareketini çerçeveleyen bir düzenek kurmuştu. Nancy Holt, her biri 2,7 metre çapında dört devasa beton silindiri konumlandırarak tünellerini yaz ve kış gündönümlerinde güneşin doğuş ve batışıyla örtüşecek şekilde kesin coğrafi noktalara yerleştirmiş ve astronomiye duyduğu ilgiden dolayı silindirlere farklı boyutlarda delikler açarak seçili takımyıldızların gölgelerini oluşturmuştu. Bunlar sırasıyla Draco, Perseus, Columba ve Oğlak (Capricorn) takımyıldızlarıydı.

Bu........

© soL