Türkiye kiminle, neden savaşacak? İsrail ve Yunanistan ile mi?
Ana akım medya (sosyal medya hesaplarına kimsenin dokunmadığı) sürekli olarak bir kafa yıkama operasyonu yapıyor: Türkiye bir füze deniyor, Yunanistan ve İsrail egemenleri fena halde tırsıyor, “Türk aslanları” her tarafımızı sardı diye inliyorlar.
Emekçi halk yoksulluk içindeyken bu kadar silahlanmaya ve savaş hazırlığına bir kılıf bulmak gerekiyor çünkü.
Tabii çok kaşırsanız bu ülkelerle bir gün bir kaza yaşanabilir, ama ancak bir kaza.
İşin aslını anlamak için Türkiye sermaye sınıfının emperyalist düzen içindeki ikili konumuna bakmak gerekiyor. Hem Batı emperyalizminin içinde bir unsur Türkiye hem sermaye sınıfının kendi adına emperyalist amaçları var.
Batı emperyalizmiyle Türkiye arasında yapılan sermaye yatırımları, borç/faiz ilişkileri, değer zinciri ve pazarlar açısından kesilmesi çok zor bir göbek bağı oluşmuş yıllar içinde. Bu durum, Türkiye’yi Batı emperyalizminin taktik ve stratejilerine uyumlu bir unsura dönüştürüyor. Türkiye’yi sürüklüyor, araçsallaştırıyor.
Emperyalizm çok kirli bir süreç dayatır: Diğer ülkelere dönük hileler, komplolar, cinayet ve katliamlar, diz çöktürmeler, bağımlı hâle getirmeler… Dolayısıyla Türkiye bu kirli sürecin parçası durumunda.
Öte yandan Türkiye sermayesinin kendi emperyalist hedefleri oluştu. Kendi adına da operasyon yapıyor, iç savaşlarda taraf oluyor, devletleri bağımlı hâle getirecek adımlar atıyor.
Türkiye sermayesinin bu iki karakterine, Batı emperyalizminin içinde bir unsur olmakla kendi çıkarları için yayılmacı hedefler gütmesi arasındaki gerilim ve uyuma zaten bir süredir Yeni Osmanlıcılık diyoruz.
Konuyu daha iyi anlamak için en iyisi Suriye’deki Türkiye’nin pozisyonuna bakalım.
Önce şunu söyleyelim: Bir ülkeyi veya topraklarının bir kısmını ilhak etmek, emperyalist devletlerin tabii ki rüyalarını süsler. Ama 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bu ilhak işi zorlaşmıştır. Esas olan, sermaye ihracatı yoluyla bir ülkeyi sömürmek ve bağımlı hâle getirmektir.
2011’de Suriye, uluslararası yalıtılmışlığını kırmak için liberal kıpırtılar göstermekle birlikte egemen ve bağımsız bir ülkeydi. Kendi hava sahasını ve sınırlarını ordusuyla........
