menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Montrö’nün çiğnenemeyecek iki ilkesi

17 0
03.04.2026

İstanbul Boğazı girişinde, "Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu" kapsamında faaliyete geçirileceği anlaşılan çok uluslu Deniz Unsur Komutanlığı planlarını, Milli Savunma Bakanlığı’nın X hesabındaki bir paylaşımdan öğrenen biz fani yurttaşlar, yaklaşık 10 gündür bu komutanlığın görev ve niteliğine ilişkin ipuçları toplayarak bir kanaate varmaya çalışıyoruz. İpuçlarından bunun, NATO üyeleri tarafından şekillendirilen, şimdilik doğrudan "NATO kuvveti" adını taşımasa da ileride NATO’ya bağlı faaliyet göstermesi muhtemel bir güç olduğunu anlayabiliyoruz. Özetle, tabelasında NATO yazıp yazmamasından bağımsız olarak bu girişim, karşımıza bir NATO inisiyatifi olarak çıktı.

İktidar kanadından yapılan üstünkörü açıklamalar ise bunun henüz planlama aşamasında olduğu yönünde.

Yurttaşların bu kritik konuda bilgilendirilmemesi ve TBMM’nin Boğazların giriş noktasına yabancı asker yerleştirilmesi süreciyle ilgili tartışmaların dışında bırakılması, Türkiye’deki çarpık siyasi yapının karakterini ortaya koyan son örnek.

Türkiye’nin doğusuna bir NATO kolordusunun yerleştirileceğine yönelik haberlerle eş zamanlı öğrendiğimiz bu gelişmenin vahametini muhalefetin yaptığı gibi "şeffaflık" tartışmasına indirgemek, ilkeli bir tavır almamak için sığınılan bir liman olmamalı. Çünkü buradaki tartışma şeffaflıktan çok daha hayati bir soruna; Türkiye’nin egemenliğini ve bölgenin güvenliğini ilgilendiren yeni, uzun erimli bir tehlikeye işaret ediyor.

Bunu engellemenin yolu, bugün tartışılan haliyle bile, yani kimin komutasında olduğundan bağımsız olarak, Boğaz’a uluslararası bir güç yerleştirilmesinin neden Montrö’nün çiğnenmesi anlamına geleceğini yurttaşlara açıkça anlatmak.

Bu yazıda Montrö’nün böyle bir güce hangi koşulda olursa olsun neden izin vermediğini anlatmaya çalışayım.

Önce bildiklerimizi özetleyelim: Anlaşılan o ki Boğaz girişinde Deniz Unsur Komutanlığı’nın kurulması, son olarak 2023’teki Litvanya NATO Zirvesi’nde alınan "ittifakın güneydoğu kanadında savaşa hazır yeni kuvvetler oluşturma" kararının bir sonucu. Ancak bu komutanlığı, tek başına NATO’nun Soğuk Savaş sonrası dönüşümüyle açıklamak mümkün değil. Atılan adım,........

© soL