menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yarım doğru yok, yanlış var

23 0
23.05.2026

Cuma beklenen butlan Perşembe’den geldi. Devamında ne olacağına dair rivayet de olasılıklar da muhtelif. AKP operasyonunun geri püskürtülmesi kuşkusuz saldırının muhataplarının ötesinde bir toplumsal taleptir. 

Ne olacağı belirsiz, ama CHP’nin, kazandığı veya kaybettiği seçimlerde, Cumhuriyetçilik, laiklik gibi erdemler adına topladığı oyların soyut değil somut olarak düz sağcılara hediye edildiği konusunda bir belirsizlik kalmamış olmalı. 

İster Kılıçdaroğlu’nun AKP’ye yenilen altılı masasından boy vermiş olsun, ister Özel’in CHP’yi birinci parti olmaya taşıdığı yerel seçimlerden, aynı akış devam ediyor. Siz Cumhuriyete sahip çıktığınızı sanıyorsunuz, bakıyorsunuz oylarınıza AKP rozeti takmışlar!

Bu tablonun içinde ihanet var. Bu tablonun tepesinde Erdoğan rejiminin hukuksuzluğu var. Bu tablonun anlamı hukukun ilgası. Bu tabloda seçme ve seçilme hakkı yok. Bu tabloda siyasi parti denebilecek bir kurumsallık da kalmamakta…

Ancak bütün bunların devasını “gerçek CHP’lilikte” arayanlar var. Oysa bu arayış çoktan boşa düştü. Bu partinin, esir alındığı için hakkında olumsuz yargılarda bulunurken bile dayanışma duygusunu yitirmediğimiz Cumhurbaşkanı adayı CHP’li bile değil. İmamoğlu’nun adaylık olasılığı zayıfladıkça akla yeniden gelen Mansur Yavaş, hiç değil! 

Erdoğan hukuksuzluğuna karşı hukuk yollarında deva bulunacağını iddia edene kim inanır? Çözüm için sandığı gösteren işaret parmağı halka ve akla en ağır hakareti simgelemiyor mu? Siyasi parti denilen kurum ile halk arasındaki ilişki sandığa indirgendiği ölçüde, parti........

© soL