menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hedef kış gelmeden dağların boşaltılması

62 0
monday

1977 seçimlerinde üç ilde beklenmeyen bir şekilde bağımsız Kürt adaylar yerel seçimleri kazandı.

Türkiye İşçi Partisi’ndeki Doğulular grubunun öncüsü Kemal Burkay’ın liderliğindeki Türkiye Kürdistan Sosyalist Partisi, eski TİP’li terzi Mehdi Zana’yı Diyarbakır’dan aday gösterdi.

O seçimde sosyalist- milliyetçi Devrimci Doğu Kültür Derneği ise Yahya Mehmetoğlu’nu aday yaptı.

Biri Silvanlı diğeri Liceliydi.

CHP AP ve MSP’nin ise şehir merkezinden dev dişi gibi güçlü ailelerden gelen adayları vardı.

Ve seçimleri Mehdi Zana kazandı. Mehmetoğlu ikinci oldu.

Henüz PKK’nın adının Apocular olduğu seçimde Apocuların adayı Edip Solmaz Batman’da, yine Burkay çizgisindeki Urfan Alparslan ise Ağrı’da bağımsız belediye başkanı seçildiler.

CHP’den de olsa daha sonra DEP çizgisindeki yer alacak Feridun Yazar ise Urfa belediye başkanlığına seçilmişti.

Onlarca dernek, parti, dergi ile Kürtler siyaset yapıyordu. Bu partiler ve yapılar Türkiye’de sosyalist grupların devamı ya da onlardan kopmuş hareketlerdi.

İsimler bile benzerdi. Kurtuluş Hareketi, Kürtlerde Rizgari olarak ortaya çıkmıştı. Hatta Kurtuluş hareeketi bölününce aynı hizip tartışmalarında Rizgari de bölünüp Ala Rizgari kuruldu. Kawa, Tekoşin yine benzer Türk soluyla paralel örgütlenmelerdi.

PKK işte böyle bir ortamda ve imkanda şiddeti zorunluluktan değil bir siyasi yol olarak seçmiş bir örgüt.

Tıpkı TİP’i, MDD hareketini yetersiz bulan Mahir Çayan’ın, İbrahim Kaypakkaya’nın, Deniz Gezmiş’in silahlı mücadeleyi siyaseten tercih etmesi gibi.

Bu bugün için önemli bir ayrıntı.

27 Kasım 1978’de Diyarbakır’ın Lice ilçesi Fis Köyü’nde kurulan PKK’nın kuruluş manifestosunda Kürt kelimesi 34, feodal kelimesi 49, emperyalist kelimesi ise 54 kez geçmişti.

Hepsi negatif cümlelerde ABD ise Kürt’ten biraz daha az; 24 kez.

Hepsi coşkulu cümlelerle olmak üzere de onlarca kez emek, işçi ve proletarya kelimeleri.

Yani PKK kurulurken bugünkü kadar Kürt meselesi merkezli bir hareket değildi. Birleşik Sosyalist Kürdistan hedefindeki sosyalizm en baskın renkti.

Tıpkı Türk kuzenleri Dev-Sol gibi, TİKKO gibi, MLKP gibi silahlı mücadeleye mecbur kalmadı, bunu ideolojik olarak tercih etti.

İlk hedefler de devlet değil, feodal Kürt aşiretleri ve rakip partiler oldu.

Öcalan, 12 Eylül darbesinden sonra Engels’in meşhur kitabını revize ettiği Kürdistan’da Zorun Rolü’nde bu yöntemi ve amaçlarını teorize etti.

Çünkü 1980 darbesiyle sivil Kürt siyaseti, silahlı Kürt mücadelesi karşısında kaybetti.

Darbe diğer sivil Kürt siyasi hareketlerini de bitirdi. Mehdi Zana tutuklandı. Edip Solmaz kısa bir süre önce öldürülmüştü. Urfan Alpaslan, İran’a kaçtı, silahlı bir örgütün kuruluşunda yer aldı,........

© Serbestiyet