Türkiye-Avustralya Maçı Öncesi Melbourne Karıştı: Güvenlik mi, Göç Korkusu mu?
Melbourne’de Avustralya Açık Tenis Turnuvası’nın final gecesinde ya da bir Dünya Kupası maçında Federasyon Meydani’na doğru yürüdüğünüzde, şehrin gündelik ritminin yavaş yavaş değişmeye başladığını hissedersiniz. Normalde ofis çalışanlarının aceleyle geçtiği, turistlerin birkaç fotoğraf çekip dağıldığı o geniş alan, saatler ilerledikçe başka bir atmosfere bürünür. Tramvaylardan insanlar boşalır, şehir merkezindeki publardan kalabalık taşar, dev ekranın önünde önce küçük kümeler oluşur, ardından yüzlerce, bazen binlerce kişi aynı anda aynı yere doğru akmaya başlar. Bir tarafta omzuna Avustralya bayrağı sarmış gençler olur, birkaç metre ötede Türkçe konuşan bir grup kadroyu tartışır, Güney Amerikalılar şarkılar söyler, Asyalı öğrenciler görüntü kaydı alır. Gol olduğunda ise meydanın tamamı birkaç saniyeliğine aynı refleksi verir; insanlar birbirlerine sarılır, tanımadıkları insanlarla bağırır, şehrin bütün farklı aksanları tek bir uğultuya dönüşür.
Federasyon Meydani’nin Avustralya açısından taşıdığı sembolik anlam tam da burada başlıyor. Çünkü burası yalnızca maç izlenen bir meydan değil Avustralya’nın uzun yıllardır dünyaya anlatmaya çalıştığı çokkültürlü toplum hikayesinin en görünür sahnelerinden biri. Melbourne, kendisini Londra, Toronto ya da New York gibi büyük göç şehirleriyle aynı cümlede anmayı seviyor. Farklı dillerin, farklı mutfakların, farklı kimliklerin iç içe geçtiği bir şehir fikri, uzun yıllardır Melbourne’ün küresel marka kimliğinin önemli parçalarından biri. Federasyon Meydani da bu hikayenin merkezinde duruyor. Açık hava etkinlikleri, protestolar, yılbaşı kutlamaları, Avustralya Açık yayınları, büyük spor organizasyonları ve ulusal yas anları yıllardır burada yaşanıyor. Şehir, kendi kalabalığını burada izliyor; biraz da kendisini burada tarif ediyor.
Bu yüzden birkaç gün önce alınan karar, yalnızca teknik bir organizasyon tartışması olarak kalmadı.
Melbourne Arts Precinct yönetimi, yaklaşan Dünya Kupası maçlarının Federasyon Meydani’nda yayınlanmayacağını açıkladığında ilk anda mesele sıradan bir güvenlik kararı gibi görünüyordu. Açıklamada geçmiş turnuvalarda kullanılan meşaleler, taşkın davranışlar, “antisosyal davranış riski” ve “kalabalık kontrolü” gerekçe gösterildi. Yetkililer özellikle 2022 Dünya Kupası sırasında Arjantin maçlarından sonra yaşanan olayları hatırlattı; meydanda yüzden fazla meşale kalıntısı toplandığını, güvenlik ekiplerinin ciddi sorunlar yaşadığını anlattı.
Kağıt üzerinde bakıldığında bu gerekçeler anlaşılmaz değildi. Dünyanın her yerinde şehir yönetimleri artık büyük ve kontrol edilmesi zor kalabalıklardan daha hızlı tedirgin oluyor. Özellikle spontane coşku, modern kent yönetiminin en sevmediği şeylerden biri haline gelmiş durumda. Çünkü spontane coşku öngörülemezdir; öngörülemez olan her şey ise devlet refleksi açısından potansiyel güvenlik sorunu olarak görülür.
Fakat Federasyon Meydani krizini büyüten şey güvenlik tartışması olmadı. İnsanların zihninde dolaşmaya başlayan başka bir soruydu.
Kararın duyurulmasından birkaç saat sonra sosyal medyada aynı cümle dönmeye başladı: “Eğer bu bir Hindistan-Pakistan kriket maçı olsaydı yine yasak gelir miydi?”
Aslında bütün tartışmanın yönünü değiştiren soru buydu. Çünkü o andan itibaren insanlar meşaleleri değil, hangi kalabalıkların kamusal alanda daha rahat kabul gördüğünü konuşmaya başladı. Federasyon Meydani’ndaki dev ekran kararı bir anda Avustralya’nın son yıllarda biriktirdiği çok daha büyük meselelerin üzerine düştü: göç, aidiyet, değişen şehir demografisi, yaşam maliyeti krizi ve “gerçek Avustralyalılık” tartışmaları. Bu yüzden mesele birkaç futbol maçının yayınlanıp yayınlanmamasının ötesine geçti; Avustralya’nın kendisini nasıl gördüğü ve hangi toplulukların görünürlüğü karşısında ne kadar rahat hissedebildiği tartışılmaya başlandı.
Bir meydanın hafızası
Federasyon Meydanı’nın bu kadar büyük bir sembole dönüşmesinin nedeni yalnızca Melbourne’ün merkezinde yer alması değil; burası yaklaşık yirmi yıldır Avustralya’nın büyük spor anlarının, kitlesel sevinçlerinin ve şehir hafızasına kazınan ortak heyecanlarının toplandığı yerlerden biri. 2006 Dünya Kupası’ndan bu yana Avustralya erkek milli futbol takımının maçları burada binlerce kişiyle birlikte izleniyor; son yıllarda kadın milli takımının yarattığı büyük futbol coşkusu da yine bu meydanda karşılık buldu. Özellikle 2023 Kadınlar Dünya Kupası sırasında Melbourne şehir merkezinin dev bir açık hava tribününe dönüşmesi, Federasyon Meydanı’nı yalnızca maç yayınlanan bir alan olmaktan çıkarıp ülkenin ortak spor hafızasının parçası haline getirdi.
Bu nedenle dev ekranın kapatılması birçok kişi için basit bir yayın iptali gibi algılanmadı; çünkü mesele insanların bir maçı nerede izleyeceğinden daha büyüktü. Federasyon Meydanı........
