menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Demirtaş’ın dönüşü

42 0
02.07.2026

Selahattin Demirtaş, uzun bir aradan sonra “Az kaldı” diyerek bitirdiği bir mesajla kamuoyuna bazı konulardaki görüşlerini bildirdi. Geçen haftadan beri bu mesaj önemli bir gündem maddesi oldu; Demirtaş’ın gayesinin ne olduğu ve yazdıklarından ne mana çıkarılması gerektiği hakkında farklı kesimlerden farklı değerlendirmeler geldi.

Zannımca Demirtaş’ın söylediklerini dört noktada toplamak mümkün:

Demirtaş’ın mesajı çok yönlü; herhalde geniş bir ara vermiş olmasından ötürü, ilk sözünü kurarken birçok hususa değinmek ihtiyacı hissetmiş. Dünyanın değişen dengelerine, bölgesel dinamiklere, çözüm sürecine ve Türkiye’de yeni bir siyasetine dair kanaatlerini sıralamış, uzun vadeli bir çatışma ve mücadele dönemine girildiğini vurgulamış.

Bütün bu makro ve mikro tahlillerin işaret ettiği tek bir şey var; o da Demirtaş’ın suskunluk orucunu bozduğudur. Demirtaş, konuşmaya ve siyasete geri döndü. Artık politik meselelerde Demirtaş’ı daha müdahil bir pozisyonda göreceğiz. Toplumsal mevzularda Demirtaş kendi rengini daha görünür kılacak, kendi sesini daha fazla duyuracak ve varlığını daha güçlü ortaya koyacak. Nitekim Deniz Göktaş üzerinden kopartılan fırtınaya kısa sürede tepki göstermesi, bu siyasete dönüşün erken bir yansıması olarak değerlendirilebilir.

Demirtaş, çözüm sürecinin ehemmiyetini teslim etti ve sürece olan desteğini yeniledi. Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan’ın inisiyatifleriyle sürecin ciddi bir merhale kat ettiğini belirtti. Ancak sürecin daha ileriye taşınması ve birtakım tıkanıkların giderilmesinde Erdoğan’ın alacağı kararların belirleyiciliğinin altını çizdi.

Süreç bağlamında Demirtaş iki yönlü bir uyarıda bulundu: Demirtaş’a göre, bir taraftan ülke için hayati bir kıymeti haiz olduğundan bu........

© Serbestiyet