Sürecin karakteri ve ikinci 27 Şubat açıklaması
27 Şubat 2025’te İmralı’dan yapılan “Silah bırakma” çağrısının birinci yıl dönümünü geride bıraktık. Çağrının yıl dönümünde DEM Parti “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” adını verdiği bir etkinlik düzenledi ve Abdullah Öcalan’ın sürecin yıl dönümü münasebetiyle İmralı’dan gönderdiği ikinci bir mesajı kamuoyuyla paylaştı.
Bu metin, 1 Ekim’de Devlet Bahçeli ile yapılan “tokalaşmanın” ardından, Öcalan’ın örgütüne 27 Şubat’ta yaptığı çağrı ile ilerleyen süreçte, Öcalan-KCK-DEM çizgisinde yayımlanmış metinler arasında ideolojik yükü düşük, sürecin karakterine uygun, retorikten kaçınan, propagandatif olmayan, dengeli ve ince işçilikli diplomatik üslubu ile önceki metinlerden ayrışıyor.
Süreç eleştirisinden kaçınan, kendi networküne metodolojik çerçeve veren, yeni döneme dair uyarı ve telkinlerde bulunan, süreci diri tutup sürecin devinimini hedef alan yönler metinde öne çıkıyor. Bu yönleriyle metin, 1 Ekim süreci çerçevesinde ortaya çıkan ruhla uyumlu bir metin olarak değerlendirilebilir.
Metin, aradan bir yıl geçmiş olmasına rağmen beklentilerin farklılığı nedeniyle adeta anlaşılmak istenmeyen sürecin karakterini bir kez daha hatırlatarak, belirsizlikleri bir ölçüde ortadan kaldırıyor. Sürecin taraflar arasında kapalı kapılar ardında bir anlaşmaya dayanmadığı, tek taraflı bir irade ve pratikle ilerlediği “Negatif isyan dönemini temelde tek taraflı bir irade ve pratikle aşmayı başardık. Geride bıraktığımız süreç, şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere yeteneğini ve gücümüzü kanıtlamıştır” cümlesi ile vurgulanıyor. Aynı şekilde “sadece resmen ve fiilen değil zihnen de şiddetten arınmayı ve siyaset tercihini ortaya koymuştur” ifadesi, örgütüne esaslı bir dönüşümü hatırlatıyor.
Dünle Değil, Yarınla İlgili Bir Uğraş
Metin, Cumhuriyet’in kuruluş dönemine pozitif referans vererek 1924-1945 dönemi sorunlarına değinmiyor. “Cumhuriyet’in kuruluş sürecindeki temel metinler, Türk ve Kürt........
