Mezhep tartışmasının değil ABD ve İsrail’in dayattığı savaşa karşı İran halkının yanında durmanın günüdür
“Heyder Baba, göyler [gökler] bütün dumandır,
Günlerimiz birbirinden yamandır,
Birbirizden [birbirinizden] ayrılmayın, amandır!“
Tebrizli Azeri şair Şehriyar’ın “Heyderbaba’ya salam” şiirinden, 1954.
Yaşadığımız bölge ateş içindeyken mezhep tartışması yapmak kadar vahim bir yanlış olabilir mi?
ABD ve İsrail İran’a saldırmış, şehirleri bombalarken en fazla ihtiyaç duyduğumuz şey her halde Şiiliğin doğasını tartışmak olmamalı. Sadece Müslümanlar açısından değil tüm din, mezhep ve soylardan bölge hakları açısından, aile içi ihtilafları bir yana bırakıp kan dökücü saldırgana karşı ortak bir duruş sergilemek gerekirken 1400 senelik ihtilafları mı konuşmalıyız?
Saldırıya uğrayan biziz, bütün çeşitliliğimizle bizim ortak geçmişimiz ve bugünümüz. Gazze’de yıkılan hastanelerimiz, camilerimiz ve kiliselerimizle, İran’da bombalanan okullardaki çocuklarımızla biz.
İsrail Lübnan’ı bombalayarak evinden yurdundan ettiği bir milyon insanın Şii, Sünni, Maruni, Rum Katolik, Arap veya Ermeni olup olmadığına bakmıyor, biz mi bakalım?
Konuşmayalım demiyorum. Konuşulmayacak, tartışılmayacak konu olduğunu da düşünmüyorum. Ama “ot da zamanında dut da (zamanında)” derler bizim memlekette.
Savaş biter, bölge hakları olarak taziyemizi yapar, yaralarımızı sarar, yasımız bitince........
