ÜNİAK’lı olunca küçük sinek mideleri bulandırmıyor!
Bartın Üniversitesi’nin ilk kurulduğu yıllarda, üniversiteye hizmet üreten bir özel sektör firmasında çalışmıştım.
Üniversite, Ağdacı mevkiinde bulunan Karaelmas Üniversitesi Orman Fakültesi kampüslerinin yer aldığı bölgede açıldı. Daha sonra, bugünkü Esenyurt bölgesine taşındı. Bartın Üniversitesi “kampüs üniversite” olarak planlandığından, tüm bölümler bu kampüste yer almakta.
Bartın Üniversitesi’nin ilk yıllarında yaşadığım ve tanık olduğum bir olayı aktarmak istiyorum. Bu olay, Ağdacı Kampüsü yemekhanesinde yaşandı.
O dönem, öğrencilere verilen öğle yemeğinden dışarıdan gelenlerin de farklı bir ücret ödeyerek faydalanmalarına izin veriliyordu. Günlerden bir gün, çelik tabldotların bir pencereden görevlilere verildiğini fark ettim. Ancak bu pencerenin neden bu kadar küçük ve dar olduğunu anlamamıştım. Sadece tabldotu uzatan bir eli görebiliyordunuz.
Merak ettim, arkada ne oluyor diye. Görevliler de benim gibi çalışan kişilerdi; ben de arkaya geçtim.
İçeride yemek artıkları ayrı ayrı kovalara boşaltılıyordu. Çorba bir kovaya, pilav bir kovaya, ana yemek başka bir kovaya…
Ne olup bittiğini anlamak için yemekhanenin bulunduğu yerdeki çöp konteynerlerini de takibe aldım. Ancak hiçbir zaman o konteynerlerde yemek artığı görmedim.
İş başa düşmüştü. Tanıdığım öğrencilere bilgi verdim. Yemekhane idaresine “Biz öğrenciler, tabldotlarımızdaki artan yemekleri çöp kovasına kendimiz boşaltmak istiyoruz” talebini iletmelerini........
