menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İzmir'de savaş vitrini: NATO Edge 2026 ve yapay zeka destekli savaş sistemleri

2 0
yesterday

17-19 Kasım tarihleri arasında Fuar İzmir'de üç günlük bir etkinlik düzenlenecek. NATO'nun teknoloji tedarik kurumu NCIA'nın (NATO İletişim ve Bilgi Ajansı) organize ettiği bu etkinliğin adı NATO Edge 26. Tanıtım metinlerine göre 3 bine yakın katılımcı ve 200 civarında firma bir araya gelecek; sergi alanında yapay zeka, siber savunma, komuta-kontrol sistemleri, güvenli iletişim, uzay teknolojileri ve "birlikte çalışabilirlik" başlıkları tartışılacak. Etkinliğin kendi tanıtımında geçen ifadeyle amaç ittifakın "hazırlığını" ve "dayanıklılığını" güçlendirecek yeteneklerin sanayiyle daha hızlı buluşturulması.

NATO Edge'in bu kadar iddialı bir formatta düzenlenmesi de yeni bir durum. Etkinliğin ilk iki edisyonu Belçika'nın Mons kentinde ve ABD'nin Tampa şehrinde çok daha mütevazı bir ölçekte yapılmıştı. Geçen yılki Tampa edisyonuna 1.800 katılımcı ve 140'tan fazla firma katılmıştı. NCIA, İzmir edisyonu için bu sayıları neredeyse ikiye katlamayı hedeflediğini açıkladı. Kurumun kendi açıklamasına göre yeni format sanayiyle "daha etkileşimli", "daha odaklı" ve "somut sonuçlar üreten" bir işbirliğini amaçlıyor; katılımcı şirketlere NATO'nun önümüzdeki dönem tedarik önceliklerine dair doğrudan bilgi verilecek.

İzmir için bu aslında yeni bir komşuluk değil. Şehir 1952'den beri, önce Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanlığı adıyla, 2012'den sonra da LANDCOM adıyla, NATO'nun kara harekat karargahına ev sahipliği yapıyor. Şirinyer'deki kışlanın komutanı hala bir Amerikalı general. NATO Edge var olan bir ilişkinin üstüne yeni bir kat çıkıyor sadece. Asıl yeni olan bu vitrinde ilk kez bu ölçekte "yapay zeka destekli" sıfatıyla anılan sistemlerin sergilenecek olması.

Bu mecrada daha önce Adalet Bakanlığı'nın haziran ayında devreye soktuğu CBS Örgüt Tahmin Projesi'ni ele almıştık. Kısaca hatırlatmak gerekirse bir hakimin ya da savcının önüne dosya açılmadan önce, o dosyanın hangi "örgütle" bağlantılı olabileceğini yüzdelik bir olasılıkla tahmin eden bir yapay zeka sistemi bu. Bakanlık sistemi ısrarla "sadece yardımcı, otomatik karar verici değil" diye tanımlıyor. O yazılarda sorduğumuz soru şuydu, bir insanın önüne dosyayı incelemeden önce bir yüzde düşerse, o insan gerçekten kendi muhakemesiyle mi karar verir? Verdiğimiz cevap ise insan zihninin çalışma biçimine dair oldukça eski bir gözleme dayanıyordu. Kendisine önceden sunulan bir yargıya demir atma eğilimimiz var ve buna direnmek özel bir çaba gerektiriyor. NATO Edge'de sergilenecek sistemlerin bir kısmı aynı soruyu bu kez savaş alanında, çok daha yüksek bir bedelle soruyor. Bu yazıda amacımız NATO'ya ya da savunma sanayine dair genel bir tavır belirlemek ve siyasi ajitasyon yapmaktan öte sadece, İzmir'e kasımda gelecek olan teknolojinin ne anlama geldiğini hiç bu alanla ilgilenmemiş biri de takip edebilsin diye sade bir dille açmak.

Yapay zekanın savaş alanındaki üç hali

"Askeri yapay zeka" dediğimizde akla kendi kendine ateş eden robotlar gelebilir fakat bugün fiilen kullanılan sistemlerin büyük kısmı bundan çok daha sıradan görünüyor. En azından ilk bakışta öyle. Kabaca üç kategoriden söz edilebilir. Birincisi karar destek sistemleri: Bir askeri personele ya da operatöre elindeki bilgiyi hızlıca özetleyip bir öneri sunan yazılımlar. İkincisi hedefleme ve istihbarat sistemleri: Uydu görüntüsü, telefon sinyali, sosyal medya verisi gibi devasa miktarda ham bilgiyi tarayıp "bu kişi ya da bu bina bir hedef olabilir" diyen sistemler. Üçüncüsü ise gerçek anlamda otonom silahlar: İngilizce kısaltmasıyla LAWS (Lethal Autonomous Weapons Systems, yani öldürücü otonom silah sistemleri), insan........

© sendika.org