menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KESK ve sendikal konumlanmalar üzerine

26 0
09.05.2026

Yazıya başlamadan belirtelim; amaç  kamu emekçileri ve emeklilerinin yaşadığı süreci ele alarak, emekçilerin nesnel çıkarları doğrultusunda sadece KESK ve bağlı sendikaların fikri ve pratik tutumlarını görünür kılmak değil aynı zamanda kamu emek hareketi içindeki “sendikaların” konumlanmalarını da açığa çıkarmak, sendikal tartışmaya derinlik katmaktır. Bu bağlamda, KESK’in tarihsel saygınlığına ve bedeller ödeyerek oluşturduğu mücadele geleneğine sahip çıkmanın yolu, gerektiğinde en sert eleştiriyi yapabilmektir. Takdir ise bedel ödeyen emekçilerin ve emek örgütlerinin  saygın değerlendirmelerine bırakılmıştır.

Yıllarca kurduğu hegemonya aracılığıyla kamu emekçilerini toplu sözleşme masalarında yoksulluğa mahkûm eden, kamusal alanın en küçük karar alma mekanizmalarını dahi etkisi altına alan Memur-Sen hakkında ortaya atılan iddialar karşısında son derece yetersiz ve etkisiz tartışmalar yürütülmektedir. Öncelikle KESK’in, mevcut iddiaları sınıfsal diyalektik ve pratik üzerinden ele alarak işyerlerinde tartışmaya açmaması; kitlesel açıklamalar, işyeri önleri ya da Çalışma Bakanlığı önünde eylemler örgütleyerek süreci 15 Mayıs yetki dönemi öncesinde büyütmemesi önemli bir siyasal ve sendikal eksikliktir. Daha da önemlisi, sosyal medya üzerinden isim vermeden “ima eden” bir dilin kurulması ve Memur-Sen’in örgütlenme pratiğini ve onu var eden siyasi yapıyı görmeden  “kamu emekçilerinin yarattığı sendikal bir zemin” olarak tarif eden yaklaşım; devlet-sermaye-sendika ilişkilerini görünmez kılan, sınıf sendikacılığı perspektifinden uzak bir tutuma işaret etmektedir. Sorun yalnızca belirli yöneticiler ya da kişiler değildir. Asıl mesele, sermaye düzeniyle uyumlu biçimde örgütlenen sendikal yapının ideolojik ve siyasal yapısıdır. KESK’in tarihsel, teorik ve pratik birikimi; sokakla, mücadeleyle ve sınıf eksenli siyasetle anlam kazanmıştır. Bu birikimi referans almadan, Memur-Sen’in hangi siyasal ve ekonomik ilişkiler üzerinden büyütüldüğünü tartışmadan yapılan açıklamalar, yalnızca eksik değil; aynı zamanda yeni dönemin siyasal yönelimini de göstermektedir.........

© sendika.org