menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Güvercin, dur sana da bulaştı kan

19 0
27.09.2025

Kolombiya Başkanlık Sarayı’ndayız, toplantının yapıldığı oda değil. Türkiye’den gelen heyetin her köşesini doldurduğu masanın başında Juan Manuel Santos oturuyor: Binlerce sivilin ve gerillanın katledildiği ABD destekli Plan Colombia’nın uygulayıcı Savunma Bakanı, aynı zamanda Başkanlık koltuğuna geçince FARC ile çatışmaları sonlandıran adam. Bu görüşmemizden 6 ay sonra, yarım yüzyıldır süren bu savaşı bitirdiği için 2016 Nobel Barış Ödülü’nü (tek başına) alacak.

Görüşmenin çevirmeni olduğum için, kısık gözlerini benden ayırmadan konuşuyor Santos. Söylediklerini enerjik el hareketleriyle destekleyerek anlatıyor: Havana’da Kolombiya hükümeti ile FARC heyeti arasında barış görüşmeleri son hızıyla sürerken FARC sekretaryası üyesi ve bir önceki barış sürecinin müzakerecisi olan Raúl Reyes’in yerinin Ekvador sınırında tespit edildiği haberini almış. Dönemin Savunma Bakanı olarak derhal infaz edilmeleri emrini vermiş.

Bahsettiği kişinin adını tam duyamayınca soruyorum, parmaklarıyla “iki” işareti yapıyor: FARC’ın iki numaralı adamı. Kararının ne kadar doğru olduğunu anlatmaya çalışıyor; müzakereler için benimsedikleri usul böyleymiş: Savaşırken konuşmak. Tabii böyle bir fırsatı kaçırmak olmazmış, bu yüzden 16 gerillanın öldürülmesini gözünü kırpmadan emretmiş. Dediklerini vurgulamak için bir an susup gülümseyen kurnaz gözlerini gözlerimin içine dikiyor.

Mesleğin berbat yanlarından biri: Dediklerinin hiçbir ayrıntısını kaçırmamak için katillerin gözlerine bakmak gerekebilir! Artık dayanamayıp bir bardak su doldurma bahanesiyle gözlerimi masanın üstüne çeviriyorum. Su bardağının içinde bej renkli kalın kumaştan bir mendil var. Çıkarıp masaya bırakırken gözüm mendilin üzerine parlak beyaz iple işlenmiş güvercin figürüne takılıyor. Komünist ressam Pablo Picasso’nun meşhur barış güvercini, ülkesinde binlerce komünisti öldürdükten sonra Nobel’i kapan başkanın ofisinin her yerinde! Güvercin, dur, sana da bulaştı kan!

Hep böyle olmuş. 1611’de Celalî Canbolatoğlu, 1937’de Seyit Rıza, âsi oldukları yönetimle görüşme sürecinde bu topraklarda öldürülen isyancılardan ikisi. Osmanlı’da oyun çok, desek mesele o da değil. Dünyadan meşhur örnek, 1919’da barış görüşmesine çağrılıp öldürülen Emiliano Zapata.

Bu öldürmeler yalnızca isyancıların........

© sendika.org