Apolitikleşen baro, yükselen sağ ve çıkış yolu
Ankara Barosu 69. Olağan Genel Kurulu geride kaldı. Seçim sonuçlarına göre Demokratik Sol Avukatlar Grubu’nun adayı Elçin Özge Şimşek Çağlayan baro başkanlığına seçildi. Erkek egemen baro siyaseti ve adliye yapısı karşısında kazanan kadın başkan Elçin Özge Şimşek Çağlayan’ı tebrik etmek gerekiyor. Ancak sandık sonuçlarının ve yönetim aritmetiğinin ötesinde, bu genel kurulun bize gösterdiği çok daha derin, kaygı verici ve üzerine ciddiyetle düşünülmesi gereken bir siyasal tablonun varlığını da tartışmak zorunluluğu da bir gereklilik olarak karşımıza çıkıyor. Öyle ki; bu seçimde Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu’nun (TÜMAG) oylarını belirgin şekilde artırarak yaklaşık yüzde 25 bandına ulaşmış olması, ne yazık ki bu tablonun en çarpıcı göstergelerinden bir tanesidir. Ortaya çıkan bu tablo sadece lokal bir baro seçiminin veya başarılı bir seçim çalışmasının sonucu olmadığı da aşikardır. Karşımızdaki tablo; memlekette tırmandırılan şoven, reaksiyoner ve rejimle söylemsel düzeyde zıtlaşsa da özde insan haklarına ve toplumsal mücadeleye düşman olan sağ rüzgârın adliye koridorlarına bizzat yansımasının ne kadar güçlü olduğunu güçlü bir şekilde teyit etmektedir.
Statükonun yarattığı yabancılaşma ve yarı yarıya düşen katılım
Öncelikle şu tespiti yapmak gerekiyor; tablonun bu noktaya gelmesinde, yıllardır Ankara Barosu yönetimini elinde tutan Demokratik Sol Avukatlar (DSA) Grubu’nun her seçimi konjonktürel garantilerle kazanması ve ardından baroyu dar bir grupçuluk, koltuk paylaşımı ve bürokratik bir statüko içerisinden yönetmesinin ciddi bir payı vardır. Yıllardır kemikleşen bu dar grupçu siyaset ve her şeyi kendi iktidar alanına indirgeyen anlayış, adliye koridorlarında ve bürolarında var olma mücadelesi veren binlerce avukatta büyük bir yabancılaşma ve inançsızlık meydana getirmektedir. Meslektaşlarımız bu statükocu yapı yüzünden baroyu kendi meslek örgütü olarak görmekten vazgeçmiş, "Nasıl olsa hiçbir şey değişmiyor, baro sadece bir zümrenin iktidar aygıtı" duygusuyla genel kurula gelip oy dahi kullanmaktan imtina etmiş görünüyor. Öyle ki; Türkiye Barolar Birliği kaynaklarına göre 2026 yılının Nisan ayında Ankara Barosu'na kayıtlı avukat sayısı 26.206 olarak açıklanmış iken Ankara Barosu'nun 11 Ekim 2026 tarihinde yapılan son genel kurulundaki geçerli oy sayısı ise; -daha tam netleşmemiş olmakla birlikte- 11.878 olarak görünmektedir. Ayrıca 775 üyenin de geçersiz oy kullandığı dikkate alındığında oy kullanmak için sandığa giden avukat sayısı 12.653’te kalmıştır. Bu şartlarda da Ankara Barosu'nu yöneten aday, avukatların yüzde 50'sinden fazlasının katılım göstermediği bir oylama ile belirlenmiş durumdadır. Sandığa katılımın yanında genel kurula gelip konuşmaları dinleyen, faaliyet raporlarına yorum yapan avukat sayısı ise sadece seçime katılan grupları temsil eden “hazır kıtalardan” ibaret kalmıştır.
Genel kurula katılım oranlarının bu derece düşmesinin ve meslek örgütünün umursanmamasının, barodaki bu bürokratik tıkanmanın doğal sonucu olduğu kanaatimizce ortada olan bir durumdur. İşte o katılmayan, genel kurula gitmeyen, mesleği ile ilgili siyasi tartışmalardan uzak duran ve yalnız bırakılan binlerce avukatın yarattığı devasa boşluk, ne yazık ki yükselen bu reaksiyoner sağ dalga tarafından da doldurulmaya müsait olmaktadır.
Maskeli antiemperyalizm ve şovenist söylem
Peki, TÜMAG bu boşluğu doldururken hangi söyleme sarılıyor ve tam da bu noktada nasıl bir illüzyon yaratıyor? Bu grubun en tehlikeli ve tutarsız hamlelerinden biri de antiemperyalist, Atatürkçü çizgiye sürekli atıfta bulunarak onu istismar etmesi olarak karşımıza çıkmasıdır. Ancak bu atıflar derinliksiz, sahte ve tamamen fırsatçı bir retorikten ibarettir. Öyle ki; gerçek bir antiemperyalist tutum; sınıfsal sömürüye, sermaye vahşetine ve emperyalist sömürü çarklarına karşı nerede durulduğu ile ölçülebilir. Haklarını alamadıkları için açlık grevi yapan, yerin yüzlerce metre altında maden kartelleri tarafından sömürülen maden işçilerinin karşısında sarı çöp poşetleriyle pizza yeme eylemi düzenleyen odakları savunan bir........
