menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Valizler hazır, ütopyalar yarım: 30 yıllık tutsaklar neden serbest bırakılmıyor?

10 0
22.06.2026

Bir insanın tam 30 yılını, yani ömrünün yarısından fazlasını dört duvar arasında bırakmasını hayal edebiliyor musunuz? Dile kolay; tam otuz yıl... Gençliğini, sağlığını o taş binalarda tüketmiş ama iradesinden, insani değerlerinden tek bir ödün vermemiş politik tutsaklardan söz ediyorum.

Tahliye tarihi onlar için yalnızca bir takvim yaprağı değil, otuz yıllık eşe, dosta, gökyüzüne, toprağa ve yarım kalan ütopyalarla buluşma günü olacaktı. Son mektupları "Yakında aramızda olacağım" notuyla bitiyordu.

Örneğin şair Resul Baltacı 30 yılı doldurduğunda valizlerini topladı, bazı eşyalarını hücre arkadaşlarına bıraktı; yazılarını, şiirlerini ve otuz yılın birikimini yanına aldı. Kapının açılmasını, o ilk özgür adımı atmayı bekliyordu. Ancak bu ülkenin hapishane idareleri, bir insanın özgürlük umudunu dakikalar içinde çalmayı kendinde hak gören "İdari Gözlem Kurulları" eliyle sahneye çıktı: "İyi halli değilsin, infazını yaktık, 6 yıl daha yatacaksın" dediler.

Örneğin yazar Zeki Kayar 30 yılını doldurup tahliye gününü beklerken infazı yakıldı ve kendisine "6 yıl daha yatacaksın" dendi. Örneğin yazar Resul Kocatürk 22 Haziran 2026’da 30 yılını doldurdu. Yakınları onu karşılamak için hapishane kapısına geldiler. Ancak hiçbir hukuki zemini olmayan, tamamen........

© sendika.org