Yeni Parti'ye sorulması gereken soru nettir! Açık konuşun!
Samsun Kent Haber köşe yazarı Hüseyin Kurt, Özgür Özel'in kurduğu Yeni Parti ile ilgili yazdığı köşe yazısında, "Atatürk’ün adıyla, üniter devletin temelleriyle oynanamaz. Yeni Parti’ye sorulması gereken soru nettir, açık konuşun" dedi.
Bir siyasi partinin gerçek kimliği meydan konuşmalarında değil, parti programında görülür. Çünkü sloganlar günü kurtarır, programlar ise iktidara gelindiğinde nasıl bir devlet düzeni kurulmak istendiğini gösterir.
Yeni Parti’nin 24 Temmuz 2026 tarihli programını bu gözle inceledim.
Programın başlangıcında Mustafa Kemal Atatürk’e, Cumhuriyet’in kurucu felsefesine ve Altı Ok’a açık biçimde vurgu yapılıyor. Ulusal egemenlikten, bağımsızlıktan, milliyetçilikten, devletçilikten ve Cumhuriyet’in tarihsel mirasından söz ediliyor.
Buraya kadar sorun yok.
Ancak programın ilerleyen bölümlerinde, başlangıçta vurgulanan Atatürk, Cumhuriyet, milliyetçilik ve devletçilik ilkeleriyle çelişen ifadeler yer alıyor.
Bizler Türk olmaktan gurur duyan, Mustafa Kemal Atatürk’ü önder kabul eden ve Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını tartışma konusu dahi yapmayan bireyleriz. Bu nedenle bazı ifadeleri “demokratikleşme” veya “yerinden yönetim” gibi yumuşak kavramların arkasına saklayarak değerlendiremeyiz.
Çünkü devlet meselesinde kelimeler tesadüfen seçilmez. Bu metinde de “tesadüfen” seçilmemiş görünüyor.
Türk Milleti Neden Geri Plana İtiliyor?
Programda şu ifade yer alıyor:
“Cumhuriyetimize yurttaşlık bağıyla bağlı olan herkes eşittir. Türk milleti bu anlayışla tanımlanır.”
İlk bakışta kapsayıcı görünen bu cümle, aslında önemli bir zihniyet değişikliğini göstermektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın vatandaşlık anlayışı zaten kapsayıcıdır. Türk kimliği bir ırkın, mezhebin veya etnik topluluğun adı değildir. Devlete vatandaşlık bağıyla bağlı herkesin ortak ve hukuki üst kimliğidir.
Dolayısıyla yapılması gereken, bu ortak kimliği güçlendirmektir.
Türk milletini yeniden tanımlamaya kalkmak değil.
Programın farklı bölümlerinde “eşit yurttaşlık”, farklı kimlikler ve çoğulculuk vurgusu yoğun biçimde kullanılırken Türk milletinin kurucu ve birleştirici niteliği açık biçimde anlatılmamaktadır. “Toplumsal sorunların eşit yurttaşlık temelinde çözümü” yaklaşımı da bu çerçevede kurulmaktadır.
Elbette bütün yurttaşlar eşittir.
Fakat eşitlik, ortak millet kimliğinin yerine konulamaz.
Türkiye, birbirinden ayrı kimliklerin geçici ortaklığı değildir. Türk milleti adı altında birleşmiş tek ve egemen bir millettir.
“Kürt Sorunu” ve Ana Dil İfadesinin Sınırı Nerede?
“Kürt sorununda kalıcı çözüm sağlanacaktır.”
“Ana dil haktır. Bu yaklaşımla tüm yurttaşların ana dilini öğrenme, kullanma ve geliştirme hakkı sağlanacaktır.”
ifadeleri kullanılıyor.
Burada sorulması gereken çok açık sorular vardır:
“Kürt sorunu” denilen mesele tam olarak nedir?
Sorunun hukuki tanımı nedir?
Çözümün........
