Vatan size minnettar demek yetiyor mu?
Bir madalya sadece göğüste taşınmaz; toplumun vicdanında da yaşatılır.
Geçtiğimiz günlerde 83 yaşındaki emekli astsubay ve Kıbrıs gazisi Muzaffer Aydın ağabeyimizle sohbet ettik.
Çayımızı içerken, Gaziler Günü dolayısıyla yaşadıklarını ve düşündüklerini iki sayfalık bir yazıyla bana gönderdi.
Çünkü anlattıkları yalnızca bir gazinin yaşadığı bir an değildi.
Toplum olarak nerede durduğumuzu gösteren bir aynaydı.
Muzaffer ağabeyimiz, Konya'da 100 yaşındaki bir Kore gazisine gösterilen saygıyı anlatıyor.
Yaşlı gazi merdivenleri çıkmakta zorlanıyor. Çevresindekiler yardımcı oluyor. Önüne geçip yol gösteriyorlar. Erkekler şapkalarını çıkarıyor, ayağa kalkıyor; gaziye saygı ve minnetlerini gösteriyorlar.
Sonra kendi yaşadığı bir başka anı anlatıyor.
19 Eylül Gaziler Günü…
Ardından belediyenin bünyesindeki otobüse biniyor.
Üzerinde gaziliğini gösteren madalyaları, taşıdığı bir hayatın izleri var.
Ve eve gelene kadar, kimsenin kendisine yer vermediğini söylüyor.
İşte insan burada durup düşünmeden edemiyor:
“Vatan size minnettardır” demek kolay. Peki ya o minneti günlük hayatımızda gösterebiliyor muyuz?
Bir gazinin otobüse bindiğinde yer bulması için illa bir tören mi gerekiyor?
Bir yaşlımızın ayağa kalkması için illa yanında bir görevli mi bulunmalı?
Bir şehit yakınının veya gazimizin........
