Sıradan bir hayat mı, anlamlı bir hayat mı?
Bazen durup kendimize sormamız gerekiyor:
Biz gerçekten yaşıyor muyuz, yoksa sadece hayatın içinden mi geçiyoruz?
Sabah kalkıyoruz, işe gidiyoruz. Kazanıyoruz, harcıyoruz. Yiyoruz, içiyoruz, eğleniyoruz. Tatile çıkıyoruz, fotoğraflar çekiyoruz, paylaşıyoruz.
Sonra yeniden aynı döngü…
Çalış, kazan, tüket, uyu.
Ertesi gün yine başa dön.
Peki hayat bundan mı ibaret?
Elbette insanın huzura, güzel bir eve, iyi bir sofraya, tatile, eğlenmeye ve rahat bir yaşama ihtiyacı vardır. Bunların hiçbirini küçümsemek doğru değildir.
Hatta bazen sağlık, huzur ve yanında uyuyan evladının nefesini duyabilmek, sahip olunabilecek en büyük zenginliktir.
Fakat insanı yalnızca tüketen bir canlı olmaktan ayıran başka bir şey daha vardır:
İnsan düşünür. Üretir. Merak eder. Sanat yapar. Şiir yazar. Müzik dinler ve üretir. Bilimle uğraşır. Bir çocuğun elinden tutar. Bir yaşlının yükünü hafifletir. Bir ağacın gölgesini korur. Topluma faydalı olmak ister.
Bazen de hiçbir büyük iş yapmadan, sadece ailesine iyi bir insan olarak yaşar.
Çünkü hayatı anlamlı kılmak için mutlaka dünyayı değiştirmek gerekmez.
Bazen bir insanın hayatını değiştirmek bile yeter.
Bugün sosyal medya bize başka bir hayat gösteriyor.
Büyük evler, pahalı arabalar, uzak ülkeler, lüks sofralar, kusursuz görünen bedenler, sürekli eğlenen insanlar…
İnsan bunlara bakarken kendi........
