menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şiddetin gölgesinde büyüyen tehlikeli hayranlık...

9 0
10.10.2026

Bir insanın öldürülmesi, normalde toplumda tek bir duyguyu büyütmelidir: Yas. Ama bazen sosyal medya çağında yasın yerini merak, merakın yerini hayranlık, hayranlığın yerini ise tuhaf bir romantikleştirme alabiliyor. Bursa’da 18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın öldürülmesinin ardından yaşananlar bunun en çarpıcı örneklerinden biri oldu. Cinayet zanlısının sosyal medya hesabındaki takipçi sayısının kısa sürede katlandığı, bazı kullanıcıların görünüşü üzerinden övgü dolu ifadeler kullandığı görüldü. İnsan ister istemez soruyor: Bir insan, ağır bir suçun zanlısı haline gelmiş birini neden takip eder? Neden bazıları merak etmekle yetinmez de onu beğenmeye, savunmaya, hatta çekici bulmaya başlar? İşte tam burada “hibristofili” kavramı karşımıza çıkıyor.

SUÇLUYA DEĞİL, TEHLİKEYE DUYULAN İLGİ

Hibristofili, ağır suç işlemiş ya da şiddet eylemleriyle gündeme gelmiş kişilere karşı romantik veya cinsel çekim duyulmasını tanımlamak için kullanılan bir kavram. Ama burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Bir cinayet zanlısının hesabına bakmak, onu takip etmek ya da olayın ayrıntılarını merak etmek tek başına hibristofili anlamına gelmez. İnsan doğası sansasyonel olaylara ilgi duyar. Tehlikeli, sıra dışı ve toplumun sınırlarını aşan kişiler merak uyandırabilir. Sorun, merakın ötesine geçildiği yerde başlıyor. Bir suç zanlısının görünüşü üzerinden “yakışıklı”, “çekici”, “diğer erkeklerden daha iyi” gibi ifadeler kullanıldığında mesele artık yalnızca merak değildir. Çünkü bu noktada suçun kendisi görünmez hale gelirken, failin imajı öne çıkmaya başlar. Ve tehlikeli olan da tam budur.

BİR KATİL ZANLISI NASIL “FENOMEN” OLABİLİR?

Sosyal........

© Samsun Gazetesi