menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Turuncu penguenler

12 0
11.02.2026

Gidiyoruz… Kilometrelerce beyazın içinde gidiyoruz. Beyaz, karlı ama pırıl pırıl bir yol. Etrafımız sıklıkla beyaza bürünmüş çam ve ladin ağaçları ile çevrili. Bunlar aşırı soğuklara ve ağır kar yüküne rağmen ayakta kalabilen dayanıklı türler. Arada tek tük evler… Onlar da ikea odalarına benziyor. Her yer düz, her yer beyaz. Dünyanın tepesindeyiz; Laponya’nın başkenti Rovaniemi’de. Arktik kutup dairesinde. Bulunduğumuz dönemde gece aşırı karanlık değil. Mavi alacakaranlık deniyor buna. Aydınlık sadece dolunaydan ve toprağı, binaları ve ağaçları örten kalın kar tabakası yüzünden değil. Gece-gündüz dengesi burada Avrupa’da bildiğimizden ayrı işliyor. Geldiğimiz bu mevsimde böyle. Ve Ay sanki yerinden hiç hareket etmiyor. Güneş de öyle…

Ve bugün buzkıran gemisi ile Finlandiya ile İsveç arasında, Botni Denizi’nde gezecek sonra da kendimizi denize, buzların ortasına atacağız. Geldiğimiz gün hava -25 derece idi. Bugün göreceli olarak daha sıcak. (-)15lerde dolaşıyor. Neyse ki rüzgar yok ve hava bulutlara rağmen güneşli. Bulutlar bize şimdiye kadar iltimas geçmediler. Güneş de geçmedi. Buralara gelirken buzların arasında yüzmek kadar kuzey ışıklarını görmek de hayalimizdi. Ancak 11 yılın en aktif olduğu söylenilen bu yıl güneşte patlamalar tam bizim olduğumuz şu günlerde sakin. İzlanda’ya gittiğimizde de öyle olmuştu. Üstelik hava bulutlu. İki koşul da zayıf olunca İzlanda’da bize göz kırpan Aurora Borealisi burada görme hayali şimdilik yarım kaldı. O yüzden diyorum güneş de bulutlar da bize iltimas geçmedi.

Ama hava yine de buzkıran gemisinin güvertesinde seyahat etmeye mümkün. Tabi ki uygun kıyafetlerle… Kat kat giyinmişiz. Çift kat içlik üstüne yün kazak, üstüne kar kıyafetleri. Şapkalar, eldivenler ona göre. Hatta el, ayak ısıtıcıları da…. Bu kadar soğukta buzların arasında denize nasıl........

© Şalom