menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Art by Me”

35 0
07.10.2026

Eylülün son haftasında İstanbul'un bir ritüeli var: Contemporary Istanbul. Bu yıl da Tersane İstanbul'un koridorlarında saatlerce dolaştım. Tuvallerin, heykellerin, ışığın ve boşluğun arasında kendimi hem kaybettim hem yeniden buldum.

Bu yıl 21. edisyonunu gerçekleştiren fuar, 16 ülkeden 70 galeriyi, 736 sanatçıyı ve 1.372 eseri bir araya getirdi. Galerilerin neredeyse yarısı İstanbul'dandı. Fuara ilk kez katılan 22 galeri vardı. Geçen yıl 50'yi biraz aşan galeri sayısının 70'e çıkması bence yalnızca bir rakam değil, fuarın nefesinin genişlediğinin de göstergesiydi. Asya'nın güncel sanat sahnesine ayrılan ‘Focus:Asia’ bölümü ufku doğuya açarken, Haliç kıyısına yayılan heykel parkuru ve Jaume Plensa'nın yedi metrelik ‘Juana’sı sanatı stantların dışına taşıdı. Açıkçası gezdiğim CI’lar arasında bu yılki, hem çeşitliliği hem atmosferiyle bence en iyisiydi. Contemporary'nin en güzel yanı bence yalnızca duvarlarda asılı olanlar değil. Asıl büyü, bir eserin önünde dururken omzunuza dokunan o tanıdık elde saklı. Yıllardır görmediğiniz bir dostla aynı esere bakarken başlayan sohbette. Bir tabloda takılı kaldığınızda yanınızda beliren ve........

© Şalom