Eski fotoÄŸraflar
Evde uzun zamandır bir çekmece dolusu fotoğraf duruyor. Tümü eşimin ailesinden kalmış. Geçenlerde bu siyah-beyaz fotoğrafları elden geçirmeye çalışırken, onlarda yer alan tanıdık insanları aradık. Ben doğal olarak içlerinden hiç kimseyi tanımıyorum, ama eşime de artık bütün bu yüzler tümüyle yabancı geldi. Çekildikleri yıllardan bu yana iki, belki de üç kuşağı geride bırakmışız. Her biri bana, yalnızca uzak bir geçmişin, bir başka deyişle yaşanmışlığın kanıtları gibi geliyorlar.
Bu fotoğraflara bakarken şunu düşündüm: Kim bilir o kareler içinde yer alan insanlar geçmiş yıllarda neler görmüş, neler yaşamışlar? Kameraya bakarlarken hangi duygu ve düşünceler içindeydiler? Her birinin anlatılacak nasıl bir öyküsü vardır? Elbette ki boşlukta kalacak olan sorular. Onları anımsayabilecek olanlar zaten bu dünyadan göçmüşler. Bunu göz önüne aldığımda, unutulmalarına hiç şaşırmamam gerekiyor.
Unutmak deyince ünlü Alman düşünür Schopenhauer’un........
