Özgür Özel'in doldurduğu kuponla İdda oynanır mı?
Muhterem kârîlerim gocunmadan itiraf ederim: Ben pek futbol meraklısı sayılmam. Evet. Oynamaya biraz oynarım tabii. Youtube'dan güzel golleri, çalımları, özetleri falan da izlerim. Aynen. Fakat liglerde ne oluyor pek takip etmem. Sıkılırım. Bunalırım. Boş bulurum. Önemsemem. Ne derseniz. Ancak geçenlerde şöyle birşey duydum: Fenerbahçe UEFA Avrupa Liginde Nottingham Forest ile karşı karşıya gelesiymiş. Hele hele hey! 'Nottingham Forest' deyip geçmeyin muhterem kârîlerim. Premier Ligin ölüsü bile bizim dirilerimizden diridir. Oynanışları hiç Pendikspor'a benzemez. Zaten Avrupa, kemalistlerin sandığı gibi, şapka taktığı için değil, kemalistler gibi tembel olmadığı için gelişmiştir. Her neyse... Bu maçın dikkatimi çekmesinin sebebi Kılıçdaroğlucuların 'Brütüs Özgür' dediği Özgür Özel'in izlemeye gitmesiydi. Giderken de şöyle bir beyanda bulunmuş kendisi:
"Ben zaten Fenerbahçe'ye gönülden bağlıyım. Bütün takımlarımız gibi Avrupa'da Fenerbahçe'yi destekliyoruz. Bugün de uğurlu geleceğimi umuyorum. Büyük başarı bekliyorum. Skor tahminim 4-1."
Ben tabii bu açıklamayı duyunca, eyvah, Fenerbahçe adına korktum. Çünkü muhterem Said Alpsoy Hocamın şu tesbitini hemen hatırladım: “Sahra çölünün yönetimini CHP'ye verin, size garanti veriyorum, beş sene sonra kum sıkıntısı baş gösterir.” Korkulduğu gibi de oldu. Aynen. Hiç sekmedi. CHP seçim anketlerindeki tahmin başarısını tekrarlardı. "P00, yok-hayır, 000 Erdoğan gidiyor!" dedikleri sandıktan, nasıl her defasında Erdoğan çıkmayı başardıysa, bu defa da sahadan Nottingham Forest çıkmayı başardı. Skor: 0-3. Umarım Fenerbahçeliler bu yenilgiden gerekli dersleri almışlardır. Evet. Yoo! Hayır. Futbol anlamında söylemiyorum. O o kadar önemli değil. Yeneriz-yeniliriz. Fakat maç için CHP'li hiçbir başkandan tahmin almamak lazımdı. Bu kritik noktaya bundan sonraki maçlarda daha bir dikkat gösterileceğini umuyorum. İnşaallah.
Efendim, kırılmasınlar, CHP'nin tahminleri hiçbir zaman tutmamıştır-tutmaz, çünkü fıtrî değildirler. Her toplum mühendisliği çabası gibi ütopyacıdırlar. Hayalcidirler. Yapaydırlar. Evet. Kemalistler yalnızca kendi torbacılarından alınan malla giriş yapılabilen bir halisünasyon dünyasında yaşarlar. O yüzden de, sözgelimi, Ramazan ayında MEB'na bağlı okullarda Ramazan etkinliği yapılmasını garip bulurlar. Kabullenemezler. Kin kusarlar. Sanki 'ı, ne yazık ki Süleyman Demirel kadar iyimser olamayacağım, müslüman olan bir ülkede yaşamıyormuşuz gibi. Onlara göre sahiden böyle bir ülkede yaşamıyoruzdur. Ülke laiktir. Laiklik de galiba, bir zamanlar Beyaz Şov'un psikopat tiplemesinin repliklerindeki gibi, "Müslümanım ama İslam'ı istemiyorum!" diyen şizofrenik bir kişiliktir. Mustafa Kemal'in Nutuk'ta anlattığı neyse odur âlem onlar için. Tıpkı Engizisyon'un Aristo'nun astronomisine kapanması gibi üzerine kapanmışlardır kemalist dünya algısının. Onun dışında birşeyin gerçekliğini kabul etmezler. Nitekim tâ yolun başlangıcında da kemalizmin ayarları böyledir. Murat Bardakçı bir........
