Celcelûtiye’nin İlk Üç Beytinin Risale-i Nur Külliyatı Perspektifinden Şerhi
Bu çalışmada üç mertebe birbirinden ayrılmıştır:
Beytin zahirî mânasıBeyitteki açık esmâ ve kavramlarRisale-i Nur'daki doğrudan veya işarî münasebetÖzellikle Celcelûtiye'nin Süryânî ve rumuzlu lafızları hakkında kesin olmayan mânalar, kesinmiş gibi takdim edilmemiştir. Nitekim Risale-i Nur'da Celcelûtiye'nin ilk beyti, açıkça Risale-i Nur'un Bismillah'ı hükmündeki Birinci Söz'e işarî bir münasebet olarak ele alınmaktadır.
1. Bismillah ve Esrâr-ı İlâhiyenin Keşfi
Bede'tü bi-Bismillâhi, rûhî bihî ihtedet;
ilâ keşfi esrârin bi-bâtınihî intavet.
Mânası “Bismillah ile başladım. Ruhum, onunla bâtınında dürülmüş bulunan sırları keşfetmeye hidayet buldu.”
Bu beytin Risale-i Nur açısından en kuvvetli tarafı Bismillah kelimesidir. Bediüzzaman, Celcelûtiye'nin bu beytini doğrudan doğruya Birinci Söz ile işarî bir münasebet içinde değerlendirir.
Birinci Söz'ün başlangıcındaki temel düstur: “Bismillâh her hayrın başıdır.” hakikatidir.
Bediüzzaman burada Bismillah'ın sırrını, insanın acz ve fakrını Allah'ın kudret ve rahmetine bağlaması üzerinden açıklar. İnsan tek başına hadsiz ihtiyaçlarına ve düşmanlarına karşı zayıftır; fakat Allah'ın ismini aldığında, O'nun rahmetine ve kudretine istinad etmiş olur. Bu sebeple “Bede'tü bi-Bismillah” ifadesini Risale-i Nur nazarında yalnızca “Allah'ın adıyla başladım” şeklinde bırakmak eksik olur. Asıl mânâ:
Bismillah → Allah'ın ismine istinad → acz ve fakrın kabulü → İlâhî rahmete iltica → hidayet şeklindedir.
“Rûhî bihî ihtedet” ise ruhun Bismillah vasıtasıyla hidayet bulmasını ifade eder. “Esrâr”ı da burada gizli ve olağanüstü bilgiler şeklinde değil; kâinatın Allah'ın isim ve sıfatlarına delâlet eden mânalarını keşfetmek........
