menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünyâ Neden Kalbimize Yetmiyor?-3

15 0
saturday

Dünyâ güzel ama Cennet değil; namâz fırtınayı her zamân durdurmaz, fakat kalbin yönünü korur.

İlk yazımızda insan kalbinin neden dünyâya tam sığmadığını anlamaya çalışmıştık. İkinci yazımızda ise insanın bu dünyâda sâdece misâfir değil, aynı zamânda vazîfeli olduğunu konuşmuştuk.

Şimdi başka bir soruya geldik:

Madem dünyâ güzel, neden yine de yetmiyor?

Madem namâz insanı Rabbine bağlıyor, namâz kılan insan neden bâzen sıkılıyor?

Ve her sıkıntı sâdece kötü bir şey midir?

DÜNYÂ GÜZEL AMA CENNET DEĞİL

Dünyâ nimetleri kötü değildir.

Yemek güzeldir. Âile güzeldir. Arkadaşlık güzeldir. Oyun, spor, okumak, gezmek, öğrenmek ve başarmak güzeldir.

Bunların hepsi Allâh’ın ikrâmıdır.

Sorun bunları sevmekte değildir. Sorun, dünyâdan Cennet gibi kusursuz olmasını beklemektir.

Bitmeyen mutluluk isteriz.

İncitmeyen dostluk isteriz.

Solmayan gençlik, bozulmayan sağlık ve tükenmeyen lezzet isteriz.

Oysa dünyâ böyle bir yer değildir.

Dünyâ bir imtihân ve hazırlık yeridir. Bir yolculuktur. Asıl ev değil; asıl eve hazırlanma yeridir.

Bir yolcu, terminali memleketi zannederse yanılır. Çünkü terminal kalma yeri değil, geçiş yeridir.

Dünyâ da böyledir.

Dünyâ “kalıcı memleket” zannedilirse dar gelir.........

© Risale Haber