Yanlış Telakki Edilen Bir Kavram: Şeriat
Cehaletten kaynaklanan ve oldukça fazla olumsuz spekülasyonlara maruz kalan kavramlardan biri de “Şeriat” kavramıdır. Şeriat kavramı hep olumsuz zaviyeden değerlendirilmiş ve amiyane tabirle adeta “öcü” olarak gösterilmiştir. Peki, gerçekten öyle midir? Şeriat bir takım art niyetli çevrelerin uydurduğu gibi olumsuz ve insanı mutsuzluğa iten bir kavram ve sistem midir?
Asla ve kat’a; Şeriat İslâm’ın ta kendisidir. Şeriat, bizatihi Allah’ın koyduğu emirlerdir; kurallardır ve yasaklardır. Şeriat, Şemseddin Sami Efendinin, dilimizin en esaslı lûgatı olarak bilinen “Kamus” isimli eserinde şöyle tanımlanıyor[1]: “evamir ve nevahi-yi İlahiyye ve âyet ve hadis ve icma-ı ümmet (ve kıyas) esasları üzerine müesses kanun-u İlahi…” Şeriatın, Şemseddin Sami Efendi’nin sözlüğünde yer alan bu tanımında, Allah tarafından konulan emir ve yasaklardan bahsedilirken, bu emir ve yasakların “Edile-i Şer’iyye” yani İslâm’ın dört kaynağı olan aşağıdaki deliller üzerine kurulu olduğu vurgulanıyor:
Kitap: Kur'an-i Kerîm, yani şer’i kuralların en birinci kaynağı Kur’an-ı Kerim’dir.Sünnet: Yani Peygamberimizin (SAV) işledikleri fiilleri, sözleri ve hatta tasdik anlamındaki sessiz kaldığı mübarek halleridir.İcmâ-i ümmet: Yani ümmet-i Muhammed'in (SAV) müçtehidlerinin herhangi bir mesele hakkında ittifak etmeleridir.Kıyas-i Fukahâ: Bir meselenin kitap, sünnet ve icmâ-i ümmetle sabit olan hükmünü; başka bir hadiseyle kıyas etmektir.Meşhur Lûgat yazarı Abdullah Yeğin (1997), Şeriatı şöyle tanımlıyor[2]:
“Doğru yol, Hak din yolu, büyük ve geniş cadde, nur, aydınlık, ışık.. Kur’an-ı Kerim ve Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâmın tarif ettiği ve bildirdiği yol. Allah (C.C.) tarafından Peygamber Aleyhisselâm vasıtasıyla vaz’ ve tebliğ olunan hükümleri havi İlâhî kanunların hey’et-i mecmuası. (Şeriat, aynı zamanda din manasına müsta’meldir ki, Ahkâm-ı asliye denen itikadiyatı ve Ahkâm-ı fer’yiye denen ibadet, ahlâk ve muamelat yani, İslâm Hukukunu ihtiva etmektedir. Şeriat; insanlardan sudur eden ef’al-i ihtiyariyeyi bir nizam ve intizam altına alıp tahdid eden kaidelerin hulâsasıdır veya devletin işlerini tanzim eden nizamların, düsturların, kanunların mecmuasıdır.”
Bediüzzaman Said Nursi hazretleri, Mektubat isimli eserinde Şeriatı ikiye ayırır:
“Şeriat ikidir: Birincisi: Alem-i asgar olan insanın ef’al ve ahvalini tanzim eden ve sıfat-ı kelâmdan gelen bildiğimiz şeriattır. İkincisi: İnsan-ı ekber olan alemin harekât ve sekenâtını tanzim eden, sıfat-ı iradeden gelen Şeriat-ı Kübra-yı Fıtriyedir ki, bazan yanlış olarak tabiat tesmiye edilir.” Ayrıca Bediüzzaman Şeriatı, “İslamiyet” ile aynı anlamda kullanarak, onu, “Şeriat-ı Garrâ”; yani parlak ve nurlu şeriat; yani İslamiyet olarak tesmiye etmiştir.
Yine Ömer Nasuhi Bilmen ise, “Hukuk-u İslamiyye ve Istılahat-ı Fıkhiyye Kamusu” adlı mükemmel eserinde bu ıstılahı ayrıntılı biçimde şöyle açıklıyor[3]:
“Şeriat, din lisanında, Cenab-ı Hakk'ın, kulları için vazetmiş olduğu dini, dünyevi ahkâmının heyet-i mecmuasıdır. Bu itibarla şeriat, din ile müradif olup, hem ahkam-ı asliye denilen itikadiyatı, hem ahkam-ı fer'iye-i ameliye denilen ibadet, ahlak ve muamelatı ihtiva eder.”
Bediüzzaman Said Nursi ise Şeriatı; "Şeriat, doğrudan doğruya, gölgesiz, perdesiz, sırr-ı ehadiyet ile rububiyet-i mutlaka noktasında, hitab-ı İlâhînin neticesidir,” şeklinde tanımlamıştır.
İçimizdeki sözde laik geçinen bir kesim “Şeriat” kelimesini uzak durulması gereken bir kavram olarak lanse etmeye çalışırken, gayri müslim bir yazar olan Andrew Heywood (2006) bakın “Şeriat” kelimesini nasıl tanımlıyor[4]:
“Gerçek anlamda ‘yol” ya da ‘patika’; Kur’an’da görülen prensiplere dayanan İlâhî İslamî kural”
Esedullah Said ise Şeriatı şöyle tanımlamıştır[5]:
“Arapça şe-re-a fiil kökünden türeyen şeriat kelimesi, lügatte; “insanı su içilecek bir kaynağa, bir nehre ulaştıran yol, mezhep, metod, adet” gibi anlamlara gelir. Istılahta ise; ‘‘ilahi olan emirler ve yasakların bütünü, ilahi kanun, İslam Hukuku, Müslümanlık Yasası’’ manalarına gelmektedir.
Şeriat, ilahi emirler ve yasaklar, ayet, hadis, ümmetin icmasının esas olduğu ilahi kanun, ilahi yasa…
Şeriat, Allah’ın kullarına göndermiş........© Risale Haber
