Olmayan şeyde de hayır var
Hayatta vuku bulan olayların bir görünen yüzü; bir de görünmeyen yüzü vardır. Görünmeyen yüzlerinde bizim idrakinden aciz olduğumuz nice hikmetler vardır. İnsan aceleci bir varlık olduğundan, olayların perde arkasındaki hikmetlerden habersiz olarak her istediğinin mutlaka olmasını ister. Ancak Cenab-ı Hak sevdiği kullarına her istediğini arzularına göre değil, hikmetlerine göre ihsan eder veya etmez. Etmemesinde de o kullar için hayır vardır.
Bendeniz hayatımda bunların nice örneklerini yaşadım. Çok isteyip de, elde edemediğim şeylerin sonradan olmadığına çok şükrettim. Bunlardan iki örneğini vermek istiyorum.
Birincisi, yıllar önce Dicle Üniversitesi’nden münhal bir kadro için Polis Akademisi’ne üç arkadaş olarak müracaat etmiştik. Rakiplerimden biri FETÖ elemanı; diğeri de onun hocasıydı. Benim puanım onlardan hatırladığım kadarıyla yüksek olmasına rağmen, beni almayıp; o iki elemanı kadrolarına kattılar. Zira Polis Akademisi FETÖ mensuplarının idaresindeydi. O zaman çok üzülmüştüm. Ancak 15 Temmuz darbe girişiminden sonra o şahsın hocası daha önce emekli olmuş; kendisi de ihraç edilmişti. Rabbime çok şükrettim ki, daha önce beni Polis Akademisi’ne öğretim elemanı olarak almadılar.
İkincisi ise, Sakarya Üniversitesi için vuku bulmuştu. Şöyle ki, Sakarya Üniversitesi’nde yüksek lisans kazanmıştım. Kadromu Dumlupınar Üniversitesi’nden Sakarya Üniversitesi’ne aktarmak istedim. Sınav oldu; yazılıyı kazandım. Sözlü de zamanın rektörü ve rektör yardımcısı ve Prof. Dr. Musa Taşdelen isimli bir hoca jüri üyeleriydi. Mesleğimle ilgili hiçbir soru sormadılar. Sadece neden Sakarya’ya gelmek istiyorsun gibi beylik sorular sordular. Neticede sözlüde elendim. Sınavdan........
