menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sen Böyle Olsun İstemezdin Ey Hatice (ra)

13 0
08.03.2026

Dünya kadınlarının annesiydi Hz. Hatice…

Dünyanın kalbiydi Kâbe. Asırlarca insanlık onunla hayat bulmuş, hayatına hayat katmıştı. 555 yılıydı. Kâbe o günlerde en mahzun günlerini yaşıyordu. Sinelerdeki Kâbeler yani kalpler taş kesilmişti. Kalpleri putlaşanlar taşlardan putlar yapmışlar, Kâbe’yi doldurmuşlardı. İnsanlık koyu bir karanlığın pençesinde kıvranıyordu. Bu durumdan en çok etkilenenlerse kadınlardı. Oysa kadın, hayat demekti. O hayattan sürgün edildiğinde varlık bereketini yitiriyordu. Mekkeliler kalbini yitirmişti. Onlar için kız çocuğu utanç demekti. Kız çocuğu dünyaya getiren annelere hakaretler yağdırılıyor, akla hayale gelmedik işkenceler yapılıyordu. Dahası bu utançtan(!) kurtulmak için kızlarını diri diri toprağa gömüyorlardı. Hz. Hatice işte böyle bir çağda dünyaya ayak basmıştı.

Hz. İbrahim ile Hacer’in aşkları Kâbe’de yeşermişti. Peygamberlere layık aşk yaşamışlar, birbirlerinin kalp Kâbeleriyle birlikte taştan Kâbe’yi de inşa etmişlerdi. Gün gelmiş, Hacer vefat etmiş, toprağa düşmüştü. Eşi nurani bedenini Kâbe avlusuna; kalbini, Kâbe’yi andıran kalbine emanet etmiş, kalbini kabri eylemişti. Hz. Mustafa (sav) Hz. İbrahim’in soyundandı. Kalbinde ondan miras aşk vardı. Gün gelecek, Hacer’i Hatice’sini bulacak, onların aşkları da Kâbe’de başlayacaktı.

Bir gün Hz. Hatice Kâbe’deyken bir bilge Kureyş kadınlarından birinin son peygambere eş olacağını müjdelemişti. Bu sözlerle heyecanlanmış, müjdelenen kadının kendisi olması ümidiyle yaşamıştı. Vakti gelmiş, müjde gerçekleşmiş; gönlünü insanlığa Kâbe kılmış, Hz. Ahmed (sav) gönül tahtına oturuvermişti. O günden sonra birbirlerinin kalplerini Rablerinin evi bilmişler, kalp Kâbelerini inşa etmişlerdi. Kâbe örtüsü gibi birbirlerini sarmışlar, bütün sırlarını o örtünün altına saklamışlardı.

Onlar aynı denize dökülen ırmaklardı. Aşkın gözyaşlarıydı. Sinelerinde kevser ve zemzem dem tutmuştu. Berrak ve duruydular. İlahi kelam Sevgilinin (sav) gönlüne düşünce yürek saflarını biraz daha derinleştirmişlerdi. Kalplerini Kâbe eylemişler, birbirlerinin gözyaşlarında abdest almışlar, gönül seccadelerinde namaza durmuşlardı.

İnsanın kalbidir evi. Kâbe, kalbine ve evine en yakın hissettiği yerdir. Sevgili (sav) kendini en çok evinde ve Kâbe’de huzurlu hissediyordu. Cahiliye adetleriyle kalpler........

© Risale Haber