Strateji oyunu
Genç bilgisayarın başına oturdu. Güç tuşuna bastı ve açılmasını bekledi. Uzun zaman önce başladığı strateji oyununu oynayacaktı. Bu oyunda, her oyuncuya bir köy veriliyor ve geliştirmesi bekleniyordu. Madenler, su kaynakları, askeri yapılar işletilebiliniyordu. Boş arazilere yeni köyler kurmak veya farklı oyuncuların köylerini yağmalamak hatta işgal etmek mümkündü. Ayrıca oyuncular arası topluluklar ve işbirlikleri de mümkündü.
Genç, başarılı bir oyuncuydu. Kısa sürede köylerini çoğaltmış ve güçlü bir topluluğa katılmıştı. Sık sık komşu köyleri yağmalıyor ve gittikçe daha da güçleniyordu. Yaptığı saldırılardan sonra gelen raporları okumak veya profilinin yükseldiğini görmek onu çok mutlu ediyordu. Hatta öyleki gününün önemli bir kısmı bilgisayar başında geçiyordu.
Oyuna girerken heyecanlıydı. Oturumu kapatırken başlattığı saldırı ve inşaatların sonucunu okuyacaktı. Ana ekran açıldı. Hemen rutin işlerini yaptı. Sonra gelen mesajları okumaya başladı. Bu kısmı da çok seviyordu. Daha küçük oyuncular kendilerine saldırmaması veya topluluğuna alması için yalvarırlardı genelde. Hatta saldırdığı veya işgal ettiği köyleri yöneten profillerden gelen küfürlü mesajlar bile onu eğlendirirdi.
Bu duygularla açtı mesaj kutusunu ama bir anda heyecanı, dehşete dönüştü. Tüm haritanın en büyük oyuncusu kendisine mesaj atmıştı. Nerden çıkmıştı şimdi bu. Hemen mesajı açtı:
"Bu mesaj bir tehdittir. Derhal hesap bilgilerini bana gönder ve profilini bana devret. Oyunu da unut. Yoksa yapmazsan zaten bütün gücümle saldırarak her şeyini ele geçireceğim ve sen de bunu ağlayarak seyredeceksin!"
Dehşet içinde kalmıştı. Aklına dahil olduğu topluluk geldi ama onların gücü de bu canavara yetmezdi ve hatta muhtemelen bulaşmamak için yardım da etmezlerdi. Müthiş bir ümitsizlik içinde kaldı. Oyundaki profili her şeyiydi.
Tam o sırada ekranda bir ferman belirdi. Oyunun yöneticisinden geliyordu. Okumaya........
