Sadakte Aziz Üstad
Bismillahirrahmanirrahim
Acele edip geldiğin kışta ektiğin nur tohumlarından açılan bahar çiçeklerinden bir parça koklamış ve taze bir hayata ulaşmış bir biçarenin, Kahraman, Aziz, Fedakar Üstadına bir mektubudur.
Senin de ifade ettiğin gibi: "Fakat bu görüşmek için şark ve garb mâni olmaz. Belki yerin üstü ve altı dahi birdir. Sureten görüşmeye o kadar lüzum yok." (Barla - 269)
Üstadım, senin geldiğin zamanı düşünüyorum. O karanlık günlerde çağın bilinci, bilim, siyasi güçler tarihte misli görülmemiş bir küfr-ü mutlak cereyanının destekçisi idiler.
Maneviyatta körleşmiş zihinler, Kur'an-ı Kerim'i çürütmeye azmetmiş, insafsızlar da İslamiyeti, "matem tutmuş bir siyah çadır gibi bir kısım fukaraya ve bedevilere ve mürteci'lere has olduğunu tahayyül ediyor"lardı. (Münazarat)
Diktatörlüğe; cumhuriyet,
Din düşmanlığına; laiklik,
Burjuva tahakkümüne; halkçılık,
Arap ve Kürt parantezinde İslam düşmanlığına; milliyetçilik,
Komünistlik........
