menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Risale-i Nur Perspektifinden Ukûl-i Aşere, Erbâbü'l-Envâ', Melek ve Hulûl

3 0
31.07.2026

İslâm düşünce tarihinde bazı meseleler vardır ki, asırlar boyunca hem filozofları hem kelâm âlimlerini hem de mutasavvıfları meşgul ederek insanlar arasında âdetâ her alanda kendinden bahsettirmiştir. Bunlardan biri de kâinatın mânevî idâresi meselesidir.

Eski hükemâ, bu hakikati "ukûl-i aşere" ve "erbâbü'l-envâ'" kavramlarıyla açıklamaya çalışırken; Kur'ân ise aynı hakikati “melekler” üzerinden haber vermektedir.

Âhirzamanda bir kelâm âlimi opan Bedîüzzaman Said Nursî bu hususta neler diyor diye düşünmemek elde değil tabiki.

Acaba reddettiği şey, mânevî varlıkların kendisi midir, metafizik mıdır, yoksa onlara yüklenen mânâ ve görevler midir?

Risale-i Nur'un bu meseleye getirdiği yaklaşım, sadece felsefî bir tartışmayı çözmekle kalmıyor; aynı zamanda tevhid akîdesini koruyan son derece önemli ölçüler de ortaya koyuyor bu kıstaslarla âdetâ bir pusula vazifesi yapıyor.

"Eski hükemânın İşrâkıyyûn kısmı dahi, melâikenin mânâsında kabûle........

© Risale Haber