menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kıblegâh Evler ve Risale-i Nur Hizmeti

31 0
23.06.2026

Bugün İslâm âleminin en mühim meselelerinden biri, nesillerin imanının muhafazasıdır. Zira zaman, yalnız ferdî ibadetlerle iktifa edilebilecek bir zaman olmaktan çıkmış; evlerin, ailelerin ve cemaatlerin de iman hizmetine iştirak etmesini zarurî hâle getirmiştir. Bu noktada Risale-i Nur’un ortaya koyduğu en mühim hizmet modellerinden biri, evlerin birer “Medrese-i Nuriye” hâline getirilmesidir. Çünkü iman hizmetinin en tesirli ve en kalıcı zemini, insanın en çok vakit geçirdiği ve en samimî olduğu mekân olan evidir.

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, hayatı boyunca büyük binalar, gösterişli Külliyet merkezleri veya maddî teşkilatlar kurmaya çalışmamıştır. O, Anadolu’nun mütevazı evlerinde, köy odalarında, küçük ders halkalarında yetişen samimî insanların meydana getirdiği manevî bir hizmet hareketini esas almıştır. Çünkü ona göre bir ev, eğer içinde Kur’ân okunuyor, iman hakikatleri mütalaa ediliyor ve Allah’ın rızası gözetiliyorsa, artık sıradan bir mesken olmaktan çıkar.

Nitekim Nur hizmetinin ilk merkezlerine bakıldığında karşımıza saraylar değil; Barla’daki mütevazı odalar, Isparta’daki küçük evler, Kastamonu’daki ders mekânları çıkar. Fakat o evlerde yapılan hizmetler neticesinde milyonlarca insanın imanına dokunan bir hareket doğmuştur. Bu hâdise, mekânın büyüklüğünün değil, niyetin ve ihlâsın büyüklüğünün esas olduğunu göstermektedir.

Kıblegâh ev, evvela yönünü dünyadan âhirete çevirmiş evdir. Böyle bir evde televizyonun, telefonun veya gündelik meşgalelerin sesi değil; Kur’ân’ın, duanın ve hakikat derslerinin sesi hâkimdir. O evin çocukları yalnız dünya için değil, ebedî hayat için de yetiştirilir. Anne ve baba yalnız maişet temin eden kimseler değil; aynı zamanda birer muallim ve mürşid vazifesi........

© Risale Haber