menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bezginlik-2

9 0
20.05.2026

Yeis mi, Yoksa Fıtratın Bir İkazı mı?

Risale-i Nur’da insanı içten içe çürüten en tehlikeli hâllerden biri “yeis”, yani ümitsizlik olarak tarif edilir. Çünkü yeis; insanın gelecekle bağını koparan, himmetini felce uğratan ve ruhu karanlık bir atalete mahkûm eden bir hâlettir. Ümitsizlik büyüdükçe insanın iç dünyası çöker; iradesi zayıflar, gayesi bulanıklaşır.

Fakat bugün birçok insanın yaşadığı bezginlik, tam manasıyla bir yeis değildir. Bilakis o, çoğu zaman fıtratın yanlış kurulmuş bir hayata verdiği sessiz bir itirazdır.

Çünkü insan ruhu bazen kelimelerle değil, yorgunlukla konuşur.

Ve der ki: “Ben bu tempoya, bu niyetle yaratılmadım.”

Bu sebeple bezginlik her zaman: bir tembellik, bir irade zafiyeti, yahut ahlâkî bir kusur değildir. Bazen yalnızca ruhun frene basmasıdır.

Zira insan sırf dünya için yaratılmadığı hâlde, bütün hayatını dünya merkezli yaşamaya zorlandığında yorulur. Ruh daralır, kalp sıkışır, himmet dağılır. Modern insanın en büyük krizlerinden biri de tam burada başlıyor: Fıtratına rağmen yaşamak…

Modern Dünyanın “Yapma” Baskısı Sekülerizm’in Dayatmasıdır.

Bugünün seküler hayat anlayışı insanı sürekli bir “yapmak, yetişmek, üretmek, görünmek ve başarmak” baskısı altında tutuyor. İnsan artık bir kul gibi değil; hiç durmadan performans üretmek zorunda olan bir makine gibi yaşamaya zorlanıyor.

Modern dünyanın görünmeyen sloganı adeta şudur:

“Durursan değersizleşirsin.”

Bu yüzden insan sürekli kendini ispat etmeye çalışıyor:

Daha başarılı olmak, görünür olmak, hızlı yetişmek, fazla üretmek…

Fakat insan ruhu sonsuz bir performans makinesi değildir.

Tam da burada Risale-i Nur’un “ene” anlayışı devreye giriyor.

Bediüzzaman Said Nursî’nin ifadesiyle ene, bir “vâhid-i kıyasî”1dir; yani hakikati anlamaya yarayan bir ölçüdür. İnsana, kendini mutlak zannetmesi için değil; aczini, hududunu ve Rabbini tanıması için verilmiştir. Bu cihetle “Acz, Fakr, Şefkat ve Tefekkür”’ün ikaz edicisidir.

Fakat modern hayat ene’ye ölçü olmayı değil, merkez olmayı telkin ediyor. Âdeta her şey benim merkezimde, eksenimde dönüyor havası veriyor.

Sürekli yetişmek, görünmek, kendini ispat etmek… İnsan böylece taşıyamayacağı........

© Risale Haber