menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vacib'e karşı savaşta yenilmek de vacibdir

14 0
23.06.2026

Âşık, ey âşık, ey kendi parçalığından bıkıp bütüne aşketmiş kişi. Sana aşkolsun. İnşaallah muvaffak da olursun. Varlık bütüne yatkındır çünkü. Lakin bütünü parçanın asliyetinde arama. Bu niyetle bütün olunmaz.

Kendini detaylaştırmak barışın ilk şartıdır. İnsaf edeceksin. Karşındakinin de senin kadar varolduğunu kabul edeceksin. Eğer senin kadar varsa varolmaya da senin kadar hakkı var. Buradan bir sulh doğuyor. Sulhün doğuşu bencilliğin ölümüdür. Benbencilik yaptığın sürece varlıktaki iddian detaylaşmayacak. 'Sen' olacak. Bir de 'onlar.' Onlar 'olmasa da olurlar.' Sense 'olmazsa olmazsın.' Halbuki 'olmazsa olmaz' yalnız Allah'tır. Çünkü Vacibü'l-Vücud olan Odur. Mümkin vücudların ne hakkı vardır ki, varlıkta, 'olmazsa olmazlık' iddia edebilsinler? Mezarlıklar 'kendileri ölünce Dünya'nın duracağını sananlarla' dolu. Dünyaları durdu. Dünya'ysa hiç durmadı.

Sen ölünce de Dünya durmayacak. Sadece senin dünyan duracak. Dünyanın durmasıyla Dünya'nın durmasını karıştırma. Bu karıştırma mümkinin kendisini vacib sanmasından çıkıyor. İşte hodbinliğin yeni bir tanımını daha elde ettin: Hodbin dünyası durduğunda Dünya'nın duracağını sanandır. Yahut da şöyle söylemeli: Kendisini vacib sanan mümkine hodbin denir. O vaciblik iddiasından bir 'ters yola girme' durumu ortaya çıkar. Esasında hakikatle uygun adım yürümediğin heryerde ayakların karışır. Varlığın varlığa karşı bir meydan okuyuşa dönüşür. Bu meydan okuyuşta zafer hiç mümkün olmamıştır. Çünkü Vacib'e karşı savaşta yenilmek de vacibdir.

Sulhte hayır var. Kur'an öyle buyuruyor. Kur'an ki 'Bütünü Kuşatan' el-Muhît'in ve 'Parçaları Yaratan'........

© Risale Haber