menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kaybolup gitmekten yazmak(la) koruyor beni

13 0
23.02.2026

Âşık, ey âşık, ey rahmetin gözüne girmeyi göze almış kişi! Tereddüdünde haklısın. Evet. O gözden düşmek de var. İblis'in çıkışı kaç yıldır bilinmez. Fakat düşmesi yalnız bir emre muhalefetle oldu. Ve rahmetten ümidini hemencecik kesti. Dönüp tevbe etmedi. "Ben hatalıydım Allahım!" demedi. Tersine, azmettiği, bizim de tevbe yollarımızı kapatmaktır. Zira tevbesizliğin 'yolu kesmek' olduğunu bilir. Fakat Âdem aleyhisselam kusurunu tevbesiyle bağladı. Böylece İblis'in çukuruna düşmekten de kurtuldu.

Kaybolup gitmekten yazmak koruyor beni sanki. Eğer yazmasaydım varolduğuma kendimi bile inandıramayacaktım. O kadar hiçtim ki. O kadar sıradandım ki. Ben olmasam da olur gibi geliyordu herşey. Buna dayanamıyordum. Bu derece sıradanlık abesliğe yakındır. İnsan en başta kendisine açıklayamaz varoluşunun anlamını. Yazmakla 'birşey' oldum ben. 'Başka' birşey oldum. Başka olunca sanki herşey de oldum. Herşeyler benim oldu. Avuçlarım dolusu şükürler ettim bana birşey olmayı bahşederek herşeyi bahşedene. 'Yazmak' fıtratım sûretinde 'ben' diye birşey yaratılmasının hikmetini araladı. 'Ben' vardı, çünkü, yalnız 'ben' aynasından görünecek renkler de vardı. Ben vardı, çünkü, ben hiçbir 'sen' değildi. O 'ben'di. Elbette bu renklerin ilk göstereni ben değildim. Sözlerimin hiçbiri yeni değildi. Aynı sesin yankısıydı varlık varolduğundan beri. Ancak bende bulduğu kıvamıyla yeniydi.

Aynı harflerden başka kelimeler yapıyordum. Aynı kelimelerden başka cümleler yapıyordum. Aynı cümlelerden yazılı illa başka mektuplarım vardı. Hangisinde taklitçiysem, dur bakalım, bir üstünde orijinaldim. Beni her nerede enselesen başka bir delikten 'nanik' yapardım. Yazmakla kendiliğimde bir........

© Risale Haber