menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sokak Lambası

1 0
latest

Merhum kayınpederimin çok uzun süren ve bazen ağırlaşan sağlık sorunları sebebiyle yolumuz sık sık hastanelere düşerdi. Vefatından birkaç sene önceydi. Ağır şeker hastalığı ciddî ve uzun süreli bir tedavi gerektiriyordu. Bir defasında durumu ağırlaşınca Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’ne yatırılmıştı. Vefakâr eşi kayınvalidem, çocukları ve ben, hastamıza refakat için nöbetleşe olarak hastanede bulunuyorduk.

Allah kimseyi hastanelere düşürmesin, fakat eksik de etmesin. Hastamıza refakat ettiğimiz günlerde kardeşlerle nöbet değişirken serbest kaldığımız vakitlerde arada bir hastanenin geniş bahçesini, bazen yakın çevresini geziyordum. Bazı günler ise uzun beklemelerin aralarında türlü türlü, bazen şaşkınlık, bazen endişe veren, bazen kaygılı ve telâşlı, bazen de sevinç dolu manzaralara şahit oluyordum.

Bir gün yine bir vesileyle hasta odasından dışarı çıkmıştım. Vakit henüz akşamın ilk saatleriydi. Hastanenin âcil girişinin yanı başında bir köşede sessiz sedasız, mütevazî olmakla beraber oldukça sevimli, bir o kadar da sevindirici bir olayı uzun uzun doyasıya seyrettim. Genç bir hanımefendi yanında bir erkekle beraber seyyar bir el arabasında sıcak çorba dağıtıyorlardı; âcil müdahale yapılan hastaların telâşla bekleşen yakınlarına, evsizlere, açlara ve daha başka nicelere...

Merakla yanlarına gidip kim olduklarını sordum. ‘Sokak Lambası Derneği’ adında gönüllü hizmet veren bir dernek üyeleriydi, insanın içini ısıtan bu güzelliği icra edenler. El arabasının başında iki iyilik meleği vardı. Şebnem Hanım çorbaları kâselere dolduruyor, Tamer Bey de elindeki sıcacık çorba kâseleriyle dolu tepsiyi gelene geçene ikram ediyordu. Bana da ikram ettiler. Bir çorba kâsesini aldım, çorbayı içerken ayaküzeri sohbet ettik biraz.

İşlerinden yenice paydos etmişlerdi. Henüz evlerine bile gitmeden akşamın alaca karanlığında el arabasını almış, çorbaları gelip geçenlere ikram edecekler, oradan da sokakları gezeceklerdi. Yapacak pek çok işleri olduğunu söylediler; kim bilir hangi izbede yağmurdan ıslanıp titreyen birinin üstünü örtecek, yersiz yurtsuz bir garip bulup ona hayatımızdan çekilmiş şefkat ve merhamet kanatlarını gereceklerdi. İnsanlığın henüz ölmediğini, iyiliğin hâlâ toplumun kılcal damarlarında gezinmekte olduğunu göstereceklerdi. Bu gayretlerinden dolayı kendilerini tebrik ve takdir ettim.

Hastanenin sınırları içinde olduğu Belediyenin, bu derneğin yaptığını örnek alarak birkaç hastanenin âcil girişi yakınında akşamları çorba........

© Risale Haber