menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bakımsız Ağaçların Kurtlu Meyveleri ya da Gençliğimiz

32 0
18.04.2026

(Bu makale 05 Ekim 2023 tarihinde bu sütunda bir imdat çığlığı niteliğinde yayınlanmıştı. O günden bugüne eğitim alanında makyaj mahiyetinde yapılan birkaç değişiklik dışında genç neslimizin durumunda pek bir şeyin değişmediğini görmenin ızdırabı içinde tekrar yayınlama ihtiyacı hissettim.)

Vaktiyle beş sene kadar çalıştığım, geniş bahçesinde yüzlerce meyve ağacının bulunduğu eski iş yerine yıllar sonra bir vesileyle gitmiştim. Bir kısmını kendim diktiğim fidanlara bakayım derken ağaçların vaziyeti içimi acıttı; Özenle diktiğim, itinayla bakımı yaptırdığım ağaçlar bakımsızdı. Gerçi hepsi diriydiler. Bütün ağaçlar dal budak salıp büyümüş, üstelik meyve de vermişti. Fakat nasıl meyveler?!..

Ağaçlar zamanında budanmamış, ilâçlanmamış, toprak çapalanmamış ve gübrelenmemişti. Kendi haline bırakılan ağaçların meyvelerinin çoğu yeterince büyümeden yere dökülmüş, dallardakiler cılız vaziyette öylece duruyor, bir kısmı ise kurtlanmış ve çürümeye durmuştu.

Bu acıklı görünüm, bugün orta yaşta olan neslin meyvesi olan gençliğimizin perişan hâlini hatırıma getirdi; Sağlam şahsiyet ve güçlü irade eğitimi verilmemiş, sahih bir mânevî terbiyeden geçirilmemiş, edep ve ahlâkî değerlerden yeterince nasiplenmemiş, insanî ilişkileri zayıf, şımarık, bencil ve tembel bir nesil!..

Bu neslin büyük çoğunluğu, sözü edilen bahçedeki ağaçların kimisi kurtlu, kimisi yere düşmüş, dalında asılı olanlar ise topraktan ve köklerinden yeterince beslenemedikleri için çarık çürük vaziyetteki meyvelere benziyordu...

TOPLUM ve GENÇLİK NE DURUMDA?

Eğitimci olan yakın bir dostumun gönderdiği bir iletideki bilgiler içimi burktu. Ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine, çoğu da muhafazakâr olarak bilinen 23 ilde 5400 kişiyle 2023 ağustos ayında yüz yüze yapılan "Türkiye'de Toplumun Dine ve Dini Değerlere Bakışı Konulu" anket sonucuna göre, halkın ve özellikle de genç neslin durumu oldukça dikkat çekiciydi. Bu ankete göre halkımızın;

- % 14'ü Allah’a, % 25'i meleklere, % 24'ü Kur’ân-ı Kerim’in vahiyle geldiğine inanmıyor!

- % 37'si Hz. Muhammed (sav)’e, % 45'i kadere, % 27'si öldükten sonra diriltilip hesaba çekileceğine inanmıyor!

- % 74'ü evindeki Kur’ân-ı Kerim’i okumuyor, % 68'i Kur’ân-ı Kerim’i Arapça hattından okuyamıyor.

- % 75'i eğitim almak için Kur’an kursuna gitmemiş, % 83'ü Kur’’an-ı Kerim’in Türkçe meâlini

- % 77'si Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in hayatını okumamış!

- % 70'i dini (İslâm) ile ilgili bilgileri öğrenmek için okumuyor.

- % 85'i cennete gideceği kesin olsa bile cennete gitmek için ölmek istemiyor.

- % 55'i Ramazan ayında dahi oruç tutmuyor.

- % 35'i gusül abdesti almıyor veya nasıl alacağını bilmiyor.

- % 43'ü hiç camiye gitmemiş, x'i namaz kılmıyor, 'si duâ etmiyor.

- % 10'u günah işlediğini biliyor ve pişman bile olmuyor.

Bu sonucun doğru olmamasını isterdim. Ancak içinde yaşadığımız toplumda, etrafımızda, çarşıda pazarda, okullarda, yanı başımızda gözlemlediğimiz vaziyet, halkımızın orta yaş ve daha alt yaş grubu hakkında maalesef iyimser bir kanaat oluşturmuyor. Üzerinde ciddiyetle düşünülmesi gereken ve yarınlarımızı teslim edeceğimiz genç neslin ibretlik hâline dair 2021 yılına ait yine çarpıcı bir başka durum tesbitinin sonuçlarından istatistiki birkaç üzücü bilgi daha:

- Hâlen sigara kullanımı ilköğretim yıllarında % 9, lise yıllarında % 29-50 arasında ve üniversite öğrencileri arasında ise % 21-48 arasında. Çalışan gençler arasında hâlen sigara kullanımı % 58 oranındadır.

- Alkol kullandığını ifade edenlerin % 2,5'i ise 27-29 yaş grubunda, % 17,2'si 23-26 yaş grubunda, % 73'ü 19-22 yaş grubunda ve % 7,4'ü 15-18 yaş grubunda yer almaktadır.

- 15-24 yaş döneminde uyuşturucuya başlayanların oranı gittikçe artıyor. Bu dönemin en riskli grup olduğuna dikkat çekiliyor. Polis tarafından adlî işlem yapılan ankette, bu yaş grubunda uyuşturucuya başlayanların oranı, 2020 yılında % 73,6 iken 2021 yılında ise % 73,7’ye yükselmiş. 2021 yılında uyuşturucuya başlama yaşı ortalama 21,22 olarak ölçüldü.

Bu yükseliş seyrine bakılarak 2022 ve 2023 yıllarına ait sonuçları görmeyi yüreğimiz kaldıramaz. Tedbir alınmadığı takdirde sonraki yıllarda nasıl bir durumun ortaya çıkacağını tahmin etmek zor değil. Polis kayıtlarındaki çocuk sayısı ise çok vahim ve ürkütücü!..

BU HÂLE NASIL GELİNDİ?

Eğitim kurumlarına teslim edilen nesillere sağlam dinÎ, mânevî bilgiler ve ahlâki eğitim verilemedi. Din ile araya mesafe konulurken lâdinî ve/ya dine muhalif/mugayir her şeye kapılar aralandı. Yıllar yılı tv.lerde yayınlanan ve neredeyse çocuk programlarına kadar bütün filmlerde başta şiddet olarak, her türlü kanunsuzluk, mafya, cinayet, aldatma, çıplaklık, arsızlık ve hayâsızlık, ihanet ve sadakatsizlik, kadına şiddet vs. ziyâdesiyle işlendi. Bu serbesti kat’iyyen anlaşılır ve kabul edilebilir değil; bu kadar rezalet senelerdir yüzlerce kanaldan pervasızca ve göz göre göre millete nasıl izlettiril(ebil)di? Filmlerde işlenen imgeler, verilmeye çalışılan mesajlar izleyenlerin zihin dünyalarında nasıl karşılık buldu? Bunca tahripkâr yayınlarla toplumun temel dinamikleri çürütülüyor ve bu menhus gayretler aynı hızla hâlen devam ediyor. Özellikle en sağlam ve korunaklı sığınağımız aile müessesesi içten içe çökertiliyor!

Sayılanlara ilâve olarak bugün onlardan daha etkili olan ve kolları yeryüzünü ahtapot gibi sarmış küresel ağlar ve etkin medyalar küçükten büyüğe fakat özellikle de korunmasız durumdaki gençliğin beyinlerine hükmediyor. Körpe beyinler, bu çok etkileyici vasıtalarla oluşturulan akımlara teslim........

© Risale Haber