menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Feriha Ablanın şefkat tablosu

33 0
14.08.2026

Bazı insanlar vardır; hizmetleri büyük başlıklarla, yüksek seslerle ve görünür makamlarla anlatılmaz. Onların emeği bir mekânın huzurunda, bir buluşmanın nezaketinde, bir ailenin sıcaklığında ve yıllar sonra hatırlanan küçük bir hatırada görünür hâle gelir. Feriha Abla da böyle sessiz kahramanlardan biriydi.

Eşi muhterem Bedrettin Ergül, eğitim bürokrasisinde bulunmuş, sosyal ve halkla ilişkiler alanında fıtratını taçlandırmış emekli bir ağabeyimizdi.

Batıkent'te oturuyorlardı.

Çankaya’da STK yöneticileri eğitimi üzerine Anadolu'dan gelenlerle bir programımız vardı. Bedrettin abi de bu programa katılmış, eğitim sonrası etkileşimin müspet havası içinde heyecanlanmıştı.

Benzer ve süreklilik arz edecek eğitimleri Batıkent'te yapma arzu ve iradesini kararlılıkla ortaya koymuştu.

Batıkent'te üç katlı bir tripleks binayı zamanında vakfeden Said Özadalı'nın da bulunduğu bu şahitlik ve istekle, programdan sonra mevcut yeri görmeye gittik. Bu mekânın canlandırılması ve fonksiyonel aktif bir sosyal eğitim merkezine dönüştürülmesi fikri, mahallin desteği ile planlandı.

Otuza yakın gönüllü arkadaşlarımızın katkısıyla ailelere dönük sosyal bir sürekli eğitim merkezi altyapısı oluştu. Risale-i Nur tabanlı eğitici eğitimi, hafıza teknikleri, kendini tanıma yolculuğu, hafıza teknikleri, anlama ve dinleme, müzakere, aile buluşmaları ve çeşitli sosyal etkinlikler planlandı ve uygulandı.

Binanın imkânları da zaman içerisinde geliştirildi. Açık balkon şeklindeki teras gayretli bir arkadaşımızın katkısıyla kapatıldı; bodrum kısmında da yeni bir kullanım alanı oluşturuldu. Böylece üç katlı bina, adeta yeni bir kat kazanarak daha geniş bir hizmet mekânına dönüştü.

Fakat asıl dönüşüm binada değil, insanlar arasındaki ilişkilerde gerçekleşti.

Batıkent çevresinden, Ankara ve Anadolu genelinden toplumun farklı kesimlerinden ve Risale çevresinden binlerce insan programlara katıldı. Beyefendiler ve hanımefendiler kendi programlarında yer alırken eğitimciler yetiştiriliyor, Risale-i Nur'un bir eğitim ve sunum ortamında nasıl daha anlaşılır ve etkili biçimde ele alınabileceği üzerinde çalışılıyordu. Özellikle gençler ve çocuklar özel programlarla sosyal merkezi zenginleştiriyorlardı.

Bu süreçte Nuran Hanım, Nurcan Hanım ve Aynur Hanım kardeşlerimiz başta olmak üzere gönüllü, aktif ve özverili bir çekirdek kadro vardı. Keza Sivriler, Konurlar, Evrenler, Tiryakiler, Şahinler, Ergüller, Koçlar, Korkmazlar, Tutarlar, Yıldızlar,........

© Risale Haber